3 Aralık 2014 Çarşamba

Küresel SPA Wellness- $ 3.4 Trilyonluk Endüstri

Büyüyen orta sınıf ve tüketicilerin sağlık ve seyahate yaklaşımlarındaki değişim küresel spa ve wellness endüstrisini 2013 yılında yaklaşık 3,4 trilyon dolarlık bir büyüklüğe taşıdı.


Beslenme ve kilo verme, önleyici ve kişiselleştirilmiş sağlık, tamamlayıcı ve alternatif tıp, güzellik ve anti-aging uygulamaları en hızlı büyüyen sektörler oldu. SRI International tarafından hazırlanan yıllık raporda küresel spa wellness sektörünün geçmişi ve geleceği değerlendirildi.

Asya’dan Avrupa’ya, Afrika’dan Amerika’ya bütün Dünya artık sağlıklı gıda, egzersiz yapmak, doğa ile bütünleşmek, masaj yaptırmak, yoga ve benzeri sporlarla ilgilenmek için daha da büyük istek duyuyor.

Çoğu insan imkanlarının ötesinde sayılan spa tedavileri ve ürünleri, alternatif ve tamamlayıcı tıp, zayıflama programları orta sınıfın büyümesinin akabinde daha yaygın olmaktadır.

Tıbbi bakım hastalıkları tedavi ederken, wellness, çeşitli sağlıklı alışkanlıklar, beslenme, egzersiz ve tedavilerin aracılığıyla hastalıkların önlenmesine odaklanır.

Araştırmacılar rapor hazırlarken, wellness sektörleri ruh ve vücut fitnesi’ nden güzellik, anti-aging, spa ve işyerindeki wellness’ i incelediler.

Küresel Spa & Wellness Ekonomi İzleme Raporuna göre geçen yıl küresel spa endüstrisi 2007’ teki 60 milyar dolar gelirine karşın 94 milyar dolar gelir elde etti.

32.000’ den fazla spa tesislerin bulunduğu Avrupa 29,8 milyar dolarlık kazancı ile en yüksek gelire sahip oldu. Avrupa’yı 18,8 milyar dolar geliri ile Asya-Pasifik Bölgesi ve 18,3 milyar dolar ile Kuzey Amerika takip etti.  

Orta Doğu ve Afrika’da gelişen pazarlar spaların eklenmesi açısından en hızlı büyüme gösterdi. Asya’da Çin ve Hindistan, Avrupa’da Doğu Avrupa, Rusya ve Baltık ülkeleri gelişimin öncülüğünü yapmaktadır.

Termal/ kaplıca tesisleri dünya çapında 50 milyar dolar gelir elde etmesine rağmen 494 milyar dolara ulaşan wellness turizmi, ya da kişinin özel iyiliği ve sağlığı için bakım veya iyileştirme ile ilişkili bir seyahat, endüstrideki en büyük sektörü oldu.

Yeung, "Wellness seyahatleri turizmin çok hızlı gelişen bir bölümüdür. Bunun nedeni insanlar sağlıklı yaşam tarzı hakkında bilinçli ve bu bilgileri doğal olarak tatillerine de yaymak istemektedirler." dedi.

Rapora göre, 2012’ den 2013’ e yurt dışı ve yurt içi wellness seyahatleri yapan kişilerin sayısı %12 oranında arttı ve yüzde 9 olarak sayılan genel turizm seyahat gelişiminden %36 daha hızlı oldu.  

SRI Raporu Global Spa & Wellness Yıllık Zirvesine hazırlanmıştır. Aybaşında Fas’ta düzenlediği 2014 Zirvesine 45 ülkelerden 400‘den fazla wellness endüstrisinin liderleri katılmıştır.

SRI Baş Ekonomisti Katherine Johnston, wellness turizme nispi yeni sayılan termal / kaplıca endüstrisi dünya genelinde termal ve kaplıcalardan faydalanılma eski geleneklere devam edildiğini söyledi.

Johnston, “Çoğu destinasyonlar termal ve kaplıca tesislerini yenileyip etraflarında otel ve tatil yerleri inşa etmektedir.” dedi.

“Bu segmentteki ilk üç ülke Çin, Japonya ve Almanya dır.” diye konuştu.

Ek Bulgular

Raporda bulunan diğer açıklamalara göre:

2013 yılında dünya çapında yapılan wellness seyahat sayısı 2012’ye göre %12 artarak, 586,5 milyon olarak gerçekleşti. 

2013’te uluslararası wellness turistleri seyahat başına 1,639 AB dolar harcama yaptı; bu rakam ortalama uluslararası turistlerin harcamalarından %59 daha fazla dır.

Yerel wellness turistleri seyahat başına ortalama yerel turistlerine göre %159 daha fazla olarak 688 dolar harcadılar.

2013 yılında ilk beş wellness pazarları ABD, Almanya, Fransa, Japonya ve Avusturya oldu.

2013’te dünya genelinde spa sayısı 2012 yılına göre %47 artarak toplam 105.591 spa oldu.

2013 yılında dünya genelinde yaklaşık 27.000 termal ve kaplıca tesisleri bulunmaktadır.

GSWS 2014 (Global Spa & Wellness Zirvesi) Küresel Wellness Ekonomi İzleme Raporu (Global Wellness Economy Monitor report) sunar

SRI, müşterilerin önleyici sağlık bakımı sorumluluğunu üstüne almasından dolayı wellness yaşam tarzı endüstrilerin küresel spa ekonomiden daha hızlı büyümesini öngörüyor. 

Geçen hafta Marakeş, Fas’ta düzenlenen Küresel Spa & Wellness Zirvesinde (GSWS) sunulmuş araştırmaya göre, 2007’den itibaren küresel spa endüstrisi %58 artarak şimdi 94 milyar AB dolar (73 milyar €, 57 milyar £) olarak değerlenmektedir.

Bunun da ötesinde, dünya çapındaki spa tesislerin sayısı yüzde 47 arttırıldı: 71.762 tesis 2007 yılında ve 2013’te 105.591 tesistir.

Yeni Küresel Wellness Ekonomi İzleme Raporu değeri 50 milyar AB dolar (39 milyar €, 31 milyar £) olan dünyaca termal/ kaplıca pazarının ilk analizi kapsayıp 103 ülkelerde bulunan 26,847 tesisi ölçmektedir.

Rapor, aynı zamanda müşterilerin sağlığına ve iyiliğine proaktif yaklaşımları kabul etmesinin akabinde wellness yaşam tarzı ürünlerinde ve hizmetlerinde büyük rağbet olduğunu göstermektedir. 2010-2013 itibarıyla yüzde 62 artarak ve 2,8 trilyon AB dolar(2 trilyon €, 1.7 trilyon £) değerine ulaşarak 3,4 trilyon AB dolarlık (2.6 trilyon €, 2 trilyon £) spa ve wellness pazarına aslan payı sağlamaktadır.

94 milyar AB Dolarlık Küresel Spa Endüstrisi

2013 yılının 74 milyar AB dolar (57 milyar €, 45 milyar £) tutarındaki spa tesislerin geliri küresel spa endüstrisinin en büyük parçasını oluşmaktadır. Ancak genel olan 94 milyar AB dolar (73 milyar €, 57 milyar £) rakamı aynı zamanda sektörü saplayan ve destekleyen iş kuruluşları da içeriyor. Spa sermaye yatırımları 19 milyar AB dolara (15 milyar €, 12 milyar £) ulaşarak, spa eğitimi 800 milyon AB dolar (621 milyon €, 488 milyon £), spa medya/ eğitim/ organizasyonları 200 milyon AB dolar (155 milyon €, 122 milyon £) ve spa danışmanlığı 100 milyon AB dolar (78 milyon €, 61 milyon £) olarak değerlendirdi.

Avrupa halen 29,8 milyar AB dolar (23 milyar €, 18 milyar £) geliri elde edilen dünyanın en büyük spa pazarına sahiptir. Asya-Pasifik Bölgesi ikinci sırayı kazanıp Kuzey Amerika’yı kıl payı ile geride bıraktı – Asya-Pasifik spa geliri 18,8 milyar AB dolar (15 milyar €, 11 milyar £) iken Kuzey Amerika spa gelirleri 18,3 milyar AB dolar (14 milyar €, 11 milyar £) olarak gerçekleşti.
Asya-Pasifik Bölgesi aynı zamanda da 32.400 spa ile en yüksek konum sayısı ile ayrıcalığını gösteriyor.

50 milyar AB Dolarlık Termal Kaplıca Endüstrisi

Spa hizmetleri olmayan termal/ kaplıca kaynaklarının sayısı çok daha yaygın olduğunu açıklanmıştır – 20.343 tesis spa hizmetleri sunan 6.504 tesislere karşı. Ancak spa hizmetleri sunan kaplıca tesisleri spa hizmetleri olmayan tesislere göre hemen hemen iki kat fazla geliri kazanıyor: yıllık 32 milyar AB dolar (25 milyar €, 20 milyar £) 18 milyar AB dolara (14 milyar €, 11 milyar £) .

Gelirin %85 oranı on ülkelere ait ve Çin’deki tatil tesislere yapılmakta olan büyük yatırımların ve Japonya’da bulunan binlerce kaplıcaların sayesinde, Çin ve Japon pazarın değişen %51 payını oluşturuyorlar. Çin kaplıca pazarı 14,1 milyar AB dolar (11 milyar €, 9 milyar £) olarak değerlendirirken, 11,7 milyar AB dolar (9 milyar €, 7 milyar £) değerindeki Japon pazarı tarafından yakından takip edildi. Avrupa’daki ulusal pazarları kalan ilk 10 ülke listesini tamamlıyor.

Küresel Termal/ Kaplıca Pazarları:

Asya-Pasifik: 26,7 milyar AB dolar (21 milyar €, 16 milyar £)
Avrupa: 21,7 milyar AB dolar (17 milyar €, 13 milyar £)
Latin Amerika: 900 milyon AB dolar (699 milyon €, 549 milyon£)
Kuzey Amerika: 200 milyon AB dolar (155 milyon , 122 milyon £)
Ortadoğu/ Kuzey Afrika: 200 milyon AB dolar (155 milyon €, 122 milyon £)
Sahra Çölü'ne Özgü Afrika: 5 milyon AB dolar (4 milyon €, 3 milyon £)

2,8 trilyon dolarlık Wellness Yaşam Tarzı Ürünleri ve Hizmetleri Endüstrisi

Küresel Wellness Ekonomi İzleme Raporu aynı zamanda müşterilere wellness’i proaktif yöntemleri ile günlük hayatlarına birleştirmesine yardım eden endüstrileri kapsamaktadır Toplam olarak bu sektörler 2,8 trilyon AB dolarlık (2 trilyon €, 1,7 trilyon £) pazar payı oluşturmaktadır (aşağıya bakınız).

Wellness Yaşam Tarzı Endüstrisinin Değerleri:

Güzellik ve anti-aging: 1 trilyon AB dolar (0,8 trilyon €, 0,6 trilyon £)
Sağlıklı beslenme: 574 milyar AB dolar (446 milyar €, 350 milyar £)
Fitnes ve mind-body: 446 milyar AB dolar (346 milyar €, 272 milyar £)
Önleyici / kişiselleştirilmiş sağlık: 433 milyar AB dolar (336 milyar €, 264 milyar £)
Tamamlayıcı ve alternatif tıp: 187 milyar AB dolar (145 milyar €, 114 milyar £)
Wellness Yaşam Tarzı gayrimenkulü: 100 milyar AB dolar (78 milyar €, 61 milyar £)
İşyerindeki wellness: 41 milyar AB dolar (32 milyar €, 25 milyar £)

Medikal Turizm İstatistiği ve Gerçekleri

İlk aşamalarda bulunan medikal turizmin güvenilir verileri edinmek zordur. Araştırma ve editör ekibimiz, uluslararası medikal seyahat, küresel sağlık hizmetleri ve uluslararası sağlık hizmetleri hakkında en doğru ve güncel bilgilerin derlemesi için sıkı çalışıyor.

Tarafımıza sıkça gelen sorulara kısa cevapları aşağıda derledik.  Belirli sorular için lütfen bizimle temasa geçin. Esas bilgi, üçüncü taraf referansları, hasta vaka çalışmaları, endüstri bağlantıları ve en güncel araştırma verileri konularında sizinle çalışmaktan mutluluk duyarız.

En popüler destinasyonlar hangileridir?

Kosta Rika, Hindistan, İsrail, Malezya, Meksika, Singapur, Güney Kore, Tayvan, Tayland, Türkiye, Amerika Birleşik Devletleri

Neden bu destinasyonlar?

Dünya kalite standartlarına uygun bir sağlık hizmeti destinasyonunun oluşturması komplikedir. Aşağıda belirtilen çeşitli faktörleri göz önüne almaktadır:
Hükümet ve özel sektör tarafından sağlık hizmeti altyapısına yapılan yatırım
Uluslararası akreditasyona, kalite garantisine ve sonuçların şeffaflığına ilişkin açık taahhütte bulunması
Uluslararası hasta akışı
Tıbbi prosedürlerinin maliyetinden tasarruf potansiyeli
Siyasi şeffaflığı ve sosyal istikrarı
Üstün turizm altyapısı
Klinik mükemmelliği ile süren şöhreti
Sağlık hizmetine ilişkin yeniliklerin ve başarıların geçmişi
En iyi yöntemlerin ve en gelişkin tıbbi teknolojilerin başarıyla uygulanması
Uluslararası standartlarında eğitilmiş ve tecrübeli sağlık kadrosunun bulunması

Medikal turizmde en üstteki uzmanlıklar hangileridir?

Estetik cerrahi
Diş hekimliği (genel, restoratif, diş estetiği)
Kardiyovasküler (anjiyoplasti, koroner arter baypas cerrahisi, transplantasyon)
Ortopedi (eklem ve omur, spor hekimliği)
Onkoloji (genellikle akut döneminde veya son çare olarak)
Üreme tedavisi (fertilite, tüp bebek, kadın hastalıkları)
Zayıflama (mide kelepçesi, gastrik bypass)
Skanlar, laboratuvar araştırmaları, sağlık taraması ve ikinci görüşleri.

Pazar ne kadar büyük?

Bu soruya cevap vermek zor olabilir çünkü keşifler ve tahminler dünyadaki en üst araştırma şirketlerin aralarında geniş ölçüde değişiyor. Bu eşitsizlikler medikal turizminin tanımlama uyuşmaması sebebinde ve ülke düzeyinde doğrulanabilir verilerin olmamasında kaynaklanıyor.

Patients Beyond Borders' in editörleri sağlık hizmeti almak için ülke sınırları geçen herhangi birini medikal turist olarak tanımlıyor. Ülkede ikamet eden yabancıları, acil yardıma ihtiyaç duyan turistleri, medikal turistlere eşlik eden refakatçileri veya bir medikal seyahat sırasında olan çoklu hasta vakaları hesaba katmamaktayız.

Tüm bu değişkenleri göz önüne bulundurup pazarın büyüklüğünü 38,5 – 55 milyar AB dolar olarak sanmaktayız. Bu sonuç, dünya çapında yaklaşık on bir milyon yabancı hastaların seyahat başına ortalama 3,500 – 5,000 AB dolar harcama yaptığına dair bilgisinde dayanmaktadır. Hastanın harcamaları tüm tedaviye ilişkin masrafları, yurt dışı ve yurt içi taşıma, hastanede yataklı tedavi ve konaklama masrafları içermektedir. Bu yıl (2014) yaklaşık 1.200.000 Amerika vatandaşlarının sağlık hizmetleri almak için yurt dışına çıkacağını tahmin etmekteyiz.

Pazar büyümekte midir?

Evet. Dünya nüfusu yaşlanmakta olup, mevcut olan ve kaliteli sağlık hizmetleri kaynaklarından üstüne çıkan zenginliğine sahip olmaktadır. Ayrıca, cepten ödenen kritik ve planlı prosedürlerinin masrafları yükselmeye devam ederken, geniş kapsamlı sağlık hizmetleri sunan ülkeler giderek artan kaynak yükü ile karşılaşmaktadır. Bu faktörler, hastaları tasarruf etmek veya tedaviye uzun beklemesi önlemek için yurt dışı sağlık seçeneklerini aramaya yaptırmaktadır. Dünya medikal turizm pazarının %15-25 oranında büyümesini tahmin etmekteyiz. En yüksek oranları Kuzey, Güneydoğu ve Güney Asya’ya aittir.

Tasarrufunuz ne kadar olacak?

Çeşitli uzmanlıkların ve prosedürlerin ABD fiyatları kıstas olarak kabul edip en çok seyahat edilen destinasyonlarda ortalama tasarruf oranları aşağıdaki gibidir:

Brezilya: 20-30%
Kosta Rika: 45-65%
Hindistan: 65-90%
Malezya: 65-80%
Meksika: 40-65%
Singapur: 25-40%
Güney Kore: 30-45%
Tayvan: 40-55%
Tayland: 50-75%
Türkiye: 50-65%
Talep üzerine ülkelere ve prosedürlere göre detaylı ve kıyaslamalı maliyet bilgileri sunmaktan mutluluk duyarız.

Uluslararası akreditasyon nedir?

Güvenilen uluslararası akreditasyonu medikal turizm pazarının büyümesinde en büyük faktörlerden biri olmuştur. Akreditasyon standartlarına küresel talebine yanıtlarken 1999 yılında ABD’deki Ortak Komisyonu (Joint Commission), Joint Commission International (JCI) adlı uluslararası bağlı ajansını açmıştır. JCI tarafından akredite olmak için her uluslararası hastane ABD’de Ortak Komisyonu tarafından belirtilen aynı sert standartları karşılamak zorundadır. Dünya genelinde 600’ dan fazla hastane ve klinik bölümleri artık JCI akreditasyonu kazanmıştır ve bu rakam her sene yaklaşık %20 oranında yükselmektedir.

Yakın geçmişte, The Accreditation Association of Ambulatory Health Care (AAAHC) ve The American Association for Accreditation of Ambulatory Surgery Facilities (AAASF) gibi poliklinikleri akredite eden var olan ajansları ayakta tedavi hizmetlerine odaklanan uluslararası girişimleri oluşturdu.

SPA’nın satışlarınızdaki rolünü tekrar düşünün

Geçen hafta New York’ta düzenlenmiş olan International Spa Association (ISPA)’ nın yıllık organizasyonuna katılan bilirkişilere göre, spa kısa bir sözdür ancak çok geniş bir deneyim grubuna yönlendirmektedir.

Spa büyümesinden ve spa tatillerinde oluşan değişiklerinden yararlanmak için spa temsilcileri, spa deneyimi, spa müşterileri ve en başarılı satış yöntemleri hakkında ayrı düşünmelilerdir. ISPA katılımcıların tarafından verilen spa tatili hakkında yeniden düşünülmesine ilişkin önerilerinin özeti aşağıdadır.

Spa deneyimi tekrar düşünün: Bugünkü spa tatili parasailing’ den golf ve engel parkuruna kadar geniş deneyim yelpazesini içerebilir. Tucson’deki Miraval 180 çeşitli program sunmaktadır.

Bazıları çok odaklıdır. Örneğin, Vt. Essex’ teki Essex’ in odak noktası gastronomi olup marka sloganı Vermont’un Gastronomi Resort & Spa (Vermont’s Culinary Resort & Spa)’ dır. Bu, organik bahçede çalışmak, yemek pişirme gösterilerine ve derslere katılmak, çocuklar için gastronomi kampları vs. demektir.

Anlayışı tekrar düşünün: ISPA Başkan Yardımcısı Ella Stimpson’a göre, seyahat acenteleri spa deneyimini gizeminden arındırmalılar.

“Terapileri anlamak için bilim adamı olmanıza gerek yoktur. Hepimizin vücutlarına ağrı aynı şeklinde etkilenir ve sonuçta kendinizi daha iyi hissettiren ve tehdit etmeyen bir dokunuşu söz konusudur. Bu kadar basittir.”

Ayrıca, “fazla vaazcı olmayınız” dedi. Acenteler spa tatili tanıtırken hem oyun hem de sağlık veya wellness unsurlarının altını çizmelilerdir.

İletişim dilinizi tekrar düşünün: ‘Sizin için spa iyi olur’ diye söylemeyiniz. Bunun yerine müşterilere spa tatilinin hayatlarını değiştireceğini veya yaşam tarzlarında hızlı başlangıç ve değişikleri oluşturacağını söyleyiniz. Onlara söyleyin ki, “Sizin için en iyi siz olabilirsiniz”.

Demografiyi tekrar düşünün: Stimpson, spa tatili için en uygun tek yaş, cinsiyet veya ekonomik grubu olmadığını söyledi. “Spa deneyimlerinde demokratikleşme devam ediyor.”

Tedarikçi ilişkilerinizi tekrar düşünün: Spalar seyahat acenteleri ile işbirliğine gittikçe önem veriyorlar. Örneğin, Satış ve Pazarlama Müdürü Roma Maxwell, Rancho La Puerta, Tecate/ Meksika, seyahat acenteleri ile çalışan seyahat acentesi uzmanı kadro personelinde bulunduğunu açıkladı.

Bildiğinizi düşündüğünüz spaları tekrar düşünün: Spalar daima hizmetleri ve imkanları artırıyorlar. Örneğin, Miraval, Tucson‘da ilk Deborah Lippmann markalı güzellik salonu açılmıştır. (Lippmann, Lady Gaga ve Jennifer Lawrence gibi “yıldızların manikürcü” olarak tanınıyor)

Romantizmi tekrar düşünün: Spalar egzotik yerlerde düzenlenen düğünler için popüler mekânı olmuştur. Nisan ayında endüstrinin en eski spalarından biri olan Rancho La Puerta, tam düğün programının uygulamasını başladı.

Mevsimselliği tekrar düşünün: Essex, Vermont için geleneksel olarak düşük sezonu olan Kasım-Nisan aylarında gerçekleşen konaklamalar için acentelere oldukça yüksek bir %20’lik komisyonu ödemektedir.

Grup rezervasyonu tekrar düşünün: Grup üyeleri yine de özel spa deneyimine sahip olabilir ve hatta özel ücreti ödeyebilirler. Miraval Pazarlama Müdürü Jill Harrow, “Belki onlar grubu ile beraber sadece akşam yemeği yemek isterler. Biz bunu ayarlayabiliriz,” söyledi.

Aynı zamanda, grup rezervasyonları büyük ekstra masrafları ile sonuçlanabilirler. Rancho La Puerta, sekiz ve fazla kişilerden oluşan gruplara hem tedavi indirimi hem de her kişiye 50-dakikalık ücretsiz masaj veriyor.

Kültürünüzü tekrar düşünün: Bugün çoğu spalar bulunduğu yerlerini yansıtan kültürel öğeleri veya tedavi yöntemleri sunuyor. Örneğin, Mandarin Oriental Hotel Group, Çın tıbbı’ dan esinlenmiş “Sakin zihin güdümlü meditasyonu”  (Calm Mind Guided Meditation) sunar.

Spa ve içkileri tekrar düşünün: Geçmişte çoğu spalar alkolsüzdü, ancak bugünkü spalar alkol içecekleri ile içki içmeye gerek olmadığı halde yaratıcılık yapmaktadır. Essex karpuz vodkatini’ li el tedavisini teklif ediyor ve Lodge at Woodloch, Hawley/ Pennsylvania, biradan esenlenen tedavileri yaratmak için Dogfish Head Brewery’ ile işbirliği başladı.

Konuklarınıza wellness tatili sunun, önemsediğinizi gösterin

En son araştırmaya göre, wellness tatiline gösteren ilgi Kuzey Amerikalıların çoğunluğu sağlıklı aktivitelere odaklı bir tatil istediğini ifadesinin ardından yaygınlaştı.

Spafinder Wellness 365 araştırmasına göre, 1.000 katılımcılardan %62 “sağlıklı” tatili istediğini söylemekle birlikte %20 wellness-odaklı tatili daha önce yaptığını söyledi.

Geçen ay, spa ve wellness endüstrisinde pazarlama faaliyetinde bulunan Spafinder Wellness 365 şirketi, tüketici tercihlerinin dönemsel incelenmesi amacı ile online araştırmasını düzenledi.

Satıştan daha ötesidir

Spafinder’in Araştırma Müdürü Beth McGroaty, araştırma sonuçları seyahat acentelerine yönelik önemli çıkarımlarının açıklanmasını söyledi.

“[Satılan] sağlık tatilleri, acenteleri sırf satıcılığı yapan kişi halinden diğer kişilerin iyiliğini ve sağlığını ile ilgilenen kişi haline dönüştürebilir.” dedi. “Acenteler iyiliğinin savunucusu oluyor.”
“[Müşterilerin] isteklerini ve ihtiyaçlarını sorduğunuz zaman satıcılık izlenimi olmamış gibi hissedilir.”

Doğru soruları sormak

McGroaty’ ye göre, araştırma bulguları müşterilerin sağlıklı öğelerinin tatile ilave etmesi konusunda yoğun ilgi gördüğünü gösterdi.

Seyyar yoga veya sağlıklı yemek pişirme dersleri ilgi görüyor mu? Snorkel veya başka hareketli aktiviteleri yapmak istiyor mu? Doğayı görmek istiyor mu?

“Bu sorular acentelerin turistlere sorulacak soru türlerinin örneğidir.” diye konuştu.

“Bu soruları sorarken kişilere özen gösterdiğinizi gibi geliyor. Onlara pozitif bir şekilde dönüştürecek ve daha iyi hissedilecek özel bir tatil yaratıyorsunuz.”

Ruhsal yenileşme

McGroaty’ ye göre, araştırma sonucunda sağlıklı tatillerinin stres ve sınır azaltan faktörlerine veren önem şaşırtıcı bir bulgu oldu.

“Wellness tatilinin en üst düzeydeki yararları zayıflama gibi fiziksel faydalarından oluşacağını düşünüyordum,” dedi.

“Ancak, katılımcıların dörtte üçü bu tür tatillerinin ruhsal sağlıklarına hakikaten etkilendiğini söyledi. Tatil onların ruhsal yenileştirmesine yardımcı oldu.”

“Stres epidemisi”

McGroaty, Amerikalıların tatil dönemi aşırı miktarda bulunan “kıymetli bir kaynak” olarak tanımladı.

McGroaty, Amerikalıların yıllık izin olarak verilen 14 gününden ortalama 4 tatil günü alamadığını açıklayan Expedia’nın 2013 Tatil Yoksunluğu Araştırmasına (Vacation Deprivation study) referans verdi.

Amerikalılara nazaran Fransızlar 30 günlük yıllık izini alıp her tatil günü kullanmaktadırlar. Fransızlar izin dönemi konusunda dünyanın liderleridir.

McGroaty, “ABD’li insanları şaşırtıcı kısa süreli tatilleri alıyorlar.” dedi. “Stres epidemisi göz önünde tutulursa, sağlıklı tatilleri sadece arzu değil, insanların ihtiyacıdır.”

Doğaya dönüş

McGroaty, bir başka ve ilginç bulgu ise müşterilerin wellness tatilinin bir parçası olarak doğa deneyimlerine büyük önem vermesi olduğunu söyledi.

“Müşterilerin sağlıklı tatili felsefesinde doğa ve dış mekanlar kilit unsuruydu”, diye konuştu.

Katılımcıların yüzde elli sekizi doğayı ve dış mekanları wellness tatilinin önemli etkinliği olarak sıraladı. %70’in tarafından en önemli olarak sayılan sağlıklı yemekler ön sırayı aldı.

McGroaty, “Yoga derslerine benzeyen aktiviteleri planlanırken doğanın rolüne dikkat edilmesi gerekiyor” dedi. “İnsanlar sağlıklı tatili düşünürken, ister beş yıldızlı otel veya milli parkı olsa, doğayı düşünüyorlar.”

Küresel Spa & Wellness Zirvesinin Raporu:

3,4 trilyon AB dolara ulaşan dünya wellness pazarı dünya ilaç endüstrisinden üç kat büyüktür.

Yıllık zirvenin akabinde endüstri liderleri, önemli araştırmasını, kanıta dayalı wellness terapilerinin incelemesi için yeni takas merkezi ve 2015 yılında kurulacak olan wellness endüstrisinin düşünce kuruluşu hakkında açıklama yaptılar.

Müşterilerin wellness hizmetlerine ve ürünlerine her zamankinden daha yüksek talepde bulunmasını hesabına katarak Küresel Spa & Wellness Zirvesi önemli bir araştırmayı sundu. Araştırma, dünya wellness pazarının değeri 3,4 trilyon AB dolara ulaşıp 1 trilyon AB dolarlık dünya ilaç endüstrisinden yaklaşık üç kat büyük olduğunu gösterdi.

2014 Küresel Spa & Wellness Ekonomi İzleme Raporu, Eylül ayında Marakeş Fas’ ta düzenlenmiş 8. Yıllık Küresel Spa & Wellness Zirvesinin ardından açıklanmıştır. 45 ülkelerden 400 ‘den fazla wellness endüstrisinin liderlerinin katılımı ile küresel wellness endüstrisinin geleceğine dair planları çizilmiştir.

Bağımsız ve kar amacı gütmeyen araştırma firması olan SRI International tarafından hazırlanmış raporunda, wellnessin dünyanın en büyük ve hızlı gelişen endüstrilerinden biri olduğu tespit edildi. Endüstrinin büyüklüğünü değerlendirme amacı için SRI on üst wellness sektörleri belirleyip değerlenmiştir. Bunların arasında alternatif ve tamamlayıcı tıp, güzellik ve anti-ageing, fitnes ve mind-body, sağlıklı yemek, beslenme ve zayıflama, önleyici ve kişiselleştirilmiş sağlık, spa, termal kaplıcaları, wellness gayrimenkulü, wellness turizmi ve işyerindeki wellness vardır.

Tercüme eden Adil Gürkan



1 Aralık 2014 Pazartesi

Renk, markanız için çok ama çok önemlidir

Çeşitli araştırmaların sonuçları renklerin neden önemli olduğunu ve sanal deneyimlerimizde nasıl etkileyici bir rol oynadığını gösteriyor. 


Renk ve pazarlama

Seul Uluslararası Renk Fuarı sekretaryası tarafından yaptırılan bir araştırmada renk ile pazarlama arasında şu ilişkiler saptanmış;

Araştırmaya katılanların yüzde 92.6’sı satın alma aşamasında görsel etkileri ilk sıraya koyduklarını belirtmiş. Sadece yüzde 5.6 satın alacakları ürüne dokunmanın çok önemli olduğunu söylemiş. Duyma ve kokusunu almaya verilen önem ise adeta yok denecek kadar az insan tarafından ifade edilmiş; yüzde 0.9

Aynı deneklere satın alma kararlarında renklerin etkisi sorulduğunda yüzde 84.7’si renklerin diğer faktörlere göre çok daha güçlü bir etkisi olduğunu söylemiş.

Araştırmaya göre insanların yüzde 62 ile 90 arasındaki bir dilimi, çevre, bir kişi ya da bir ürün hakkında, gördükten en çok 90 saniye sonra bir bilinçaltı yargılama yapıyor. Bu yargılamada en büyük etken ise, renkler.

Henley Center tarafından yapılan bir araştırmaya göre satın alma kararlarının yüzde 73’ü mağazada veriliyor. Sonuç olarak tüketicinin gözleri ile buluşmak ve etkili bir bilgi akışı sağlamak başarılı bir satış için çok kritik bir süreçtir.

Renk ve marka kimliği

Renk marka tanınırlığını yaklaşık olarak yüzde 80 oranında arttırır

Örnek çalışması: Heinz

Heinz’ın EZ Squirt Blastin’ Green ketchup’ının pazarda yakaladığı muhteşem başarıyı düşünün. Lansmanının üzerinden 7 ay geçmeden 10 milyon şişe satıldı. Talebi karşılamakta zorlanan fabrikalar 7/24 üretim yapmak zorunda kaldılar. Sonuç; markanın tarihinde görülen en yüksek satış cirosuna denk düşen bir miktar- 23 milyon dolar. Her şey sadece basit bir renk değişikliğinden sonra patladı.

Örnek çalışma: Apple Computer

Apple bir gün pazara aniden daha önce görülmemiş bir şey getirdi; renk. O renkli İMac’leri tanıtan Apple bir mesaj verdi aslında. Her şey bej renkte olmak zorunda değil. Renkli İmac’ler iki yılda 1.8 milyar dolar zarar eden bir markayı bir anda ayağa kaldırdı.  

Renk hafızayı güçlendirir

Eğer bir resim bir sözcüğe bedel ise, doğal renklerle bezenmiş bir resim belki de milyon sözcüğe bedeldir. Psikologlar ‘canlı renkler’in duyulara basit bir etkiden çok daha fazlasını yaptığını belgelemiş durumdalar. Canlı renkler hafızayı doğadaki manzaraları hatırlamaya da yöneltiyor.
Görsel belgelere bir de renk ile etiket eklediğinizde, bu renkler beynimizin nesneyi çok daha kısa zamanda ve daha etkili olarak çözümlemesini ve hafızaya yüklemesini sağlıyor. Bu süreç de hatırlamayı kolaylaştırıyor.

Renk, katılımı sağlar ve arttırır

Renkli reklamlar siyah beyaz olanlara göre yüzde 42 daha fazla okunuyor.

Renk bilgilendirir.

Renk okuma becerisini güçlendirir. Öğrenmeyi en az yüzde 55 oranında kolaylaştırır. Anlama yeteneğimizi yüzde 73 oranında geliştirir.

Renk dikkatleri çeker

Testler renk hakkında oldukça ilginç sonuçlar gösteriyor. Bir siyah beyaz görsel insanın ilgisini neredeyse bir saniyeden daha kısa sürede çekebilirken, renkli bir imaj bu ilgiyi en ez 2 saniye süre ile canlı tutabiliyor. Rafta ya da farklı bir platformda sergilenen bir ürünün müşterinin ilgisini çekebilmek için sadece bir saniyenin yirmide biri kadar bir süresi vardır.

İnsan beyni tek bir anda birçok nesneye odaklanamaz. Bu nedenle insan beyninin odaklanmasını istediğiniz noktalar için renkleri kullanabilirsiniz. Keza ilgi dışında kalmasını istediğiniz noktalar için de renklerden yararlanabilirsiniz.

Amerikalı bir sigorta şirketi faturalarında anahtar bilgiyi vurgulamak için renklerden yararlanmaya başladı. Sonuç başarılı idi. Müşteriler ödemelerini eskiye göre 14 gün erken yapmaya başladı.

Renklerin gücü

İnsanların;
Yüzde 92’si renklerin etkileyici bir kalite imajını temsil ettiğine inanıyor
Yüzde 90 renklerin yeni müşteriler kazandırmakta çok etkili olacağını düşünüyor
Yüzde 90 müşterilerin sunumları ve belgeleri renk kullanıldığında daha kolayca hatırlayabildiklerine inanıyor
Yüzde 83 renklerin kendilerini daha başarılı gösterdiğine inanıyor
Yüzde 81 renklerin kendilerine rekabet gücü verdiğine inanıyor
Yüzde 76 renklerin şirketlerinin müşteriye daha büyük gösterdiğine inanıyor

Renkler ve duyular

Duygusal girdiler ve insanlar hakkında genel doğrular

Tarih öncesi dönemde insanoğlunun en önemli girdi kanalı koku duyusu idi. Ama hayatta kalabilmenin yolu da görme duyusundan geçiyordu. Dahası, avcı ve toplayıcı topluluklar olarak evrimimizin erken aşamalarında bir dizi renkler ve objeler gördük ve deneyimledik. Bu süreç içinde bizim genetik kodlarımıza işlendi.

Evrimimizin şimdiki aşamasında, görme duyusu bizim bütün deneyimlerimizin öncelikli kaynağıdır. Bir pazarlama araştırmasının sonuçlarına göre duyularımız vasıtası ile özümsediğimiz bütün verilerin neredeyse yüzde sekseni görme duyumuz vasıtası ile elde ettiklerimizden oluşuyor.

Sinir sistemimizin veri ve uyarıma gereksinimi vardır.(Hapishanelerde hücre hapsinin etkilerini düşünün). Görsel verilere bağlı olarak, renklerin ve şekillerin çok sınırlı sayıda olmasından sıkılmaya başlarız. Doğal olarak renkler nörolojik sistemimizin gereksinme duyduğu uyarımlar için temel kaynaktır.


Renk ve görsel deneyimler

Sanırım pasif bir algılayıcı olan aklımızı bu konumdan kurtaran en önemli etken görselliğin aniden patlayan etkisi olmalı. (öncelikle renk ve elbette biçim). Örneğin tektonik yapısı ise( biçimin karakteristiği, renklerin derinliği) aklın organize etme yeteneğini harekete geçirir.


Colorcom Yönetim Kurulu Başkanı Jill Morton’dan çeviren Adil Gürkan

29 Kasım 2014 Cumartesi

Kelebek Etkisi nasıl mucizeler yaratır?

 

Kelebek Etkisini duymayan yoktur.

Ama derin anlamını bilenleriniz var mı? Nedir? Nasıl olur? Hiç düşündünüz mü?

Bir kelebek nereye ve nasıl bir etki yapabilir?

Bu etkiyi tarif etmek için şöyle bir cümle kullanılır;

“ Amerika kıyılarında bir kelebek kanat çırpsa, Çin’de kasırgalara neden olur”

Yani tersi de söylenmekte..

Çin’de bir kelebek bir çiçeğe konarken kanat çırptığında, Amerika sahillerinde fırtına çıkar.

Bu kelebek etkisidir.

Hayata olan etkisini konuşursak..

Hayatımızdaki minicik bir değişim kimi zaman çığ gibi büyür ve olayların akışını hiç tahmin edilmeyen boyutlara taşır.

Hatta ağzımızdan çıkan bir tek söz bile böyle bir sonuç yaratabilir.

Çevremizdeki ya da hiç tanımadığımız insanlar hakkında güzel bir dilek tutmak bir ateşi yakar. Bizdeki ve onlardaki potansiyeli harekete geçirir.

İki taraf da bir anda güçlenir.

Ortaya çıkan olumlu enerji iki tarafı da sarar, sarmalar.

Güzelliklere vesile olur.

Ben size bir kelebek etkisi hikayesi anlatayım

***

Sabah sporu için deniz kenarında yürüyen adam falezlerin kenarında dikilen dalgın bir adama baktı. Bir daha baktı. Dikkatini çeken bir şey vardı.

Olanca samimiyeti ile ona ‘günaydın kardeşim’ dedi. Selam verilen dalgın adamın yüzünde bir gülümseme oluştu. Adamın arkasından bir süre baktı…

Yüzü aydınlandı…

Hayat, spor yapan adam ile falezlerden denize doğru dalgın ve üzgün bakmakta olan adamı özellikle buluşturmuştu.

Hemen o anda… O biricik anda, spor yapan ve etrafa sevgi dalgaları yayarak koşmakta olan adam orada olmalıydı. Evrenin senaryosunu kurgulayan böyle istemişti.

***

Adam yürüyenin ardından bir süre baktı. Dalgın havası dağıldı. Yüzü aydınlandı.

Hayat aslında çok güzel yahu, dedi. İntihardan bir anda vazgeçti.

Evine koştu.

Kapı açılmadı. İçeriden ses gelmeyince hemen anahtarı ile açtı.

Eşi yatağın üstüne bıraktığı acı intihar mektubunu okumuş ve o da bir anda intihar etmek istemişti. Yerde baygın yatıyor ve konuşamıyordu. Adamın gözüne boş ilaç kutuları çarptı.

Son kontürü ile 112 Acili aradı. Az sonra bir ambulans geldi. Kadına hemen müdahale ettiler. Gereken önlemler alındı.

Hastaneye yetiştiler.

***

Acil Doktoru sakin bir güç gibi hemen olaya vakıf oldu.

Gerekeni yaptı.

Hemen mide yıkandı. Gerekenler yapıldı. Kadın dinlenmeye alındı.

Ayaküstü birkaç soru soran doktor ailenin dramından etkilenmişti. Karı koca iki gündür yemek yememişti. Feci bir sefalet yaşanıyordu. Her ikisi de işsizdi.

Doktor yaşlı ve hasta annesi için bir bakıcı arıyordu. Aileye önerdi. Hemen kabul ettiler.

***

Birkaç gün sonra ayağa kalkan kadın hastaneden taburcu oldu.

Doktorun annesinin evinde hemen işe başladı. Kısa sürede kendisini çalışkanlığı ve dürüstlüğü ile sevdirdi.

Bir sohbet sırasında kadının kocasının da işsiz olduğunu öğrendi yaşlı kadın.

Biraz düşündü.

Aklına fabrika sahibi yakın dostu geldi. Bir telefon ile iş halledildi.

Adama da iyi bir iş bulundu ve hemen iş başı yaptı. Kısa sürede çift maaş sayesinde toparladılar. Borçlar ödendi. Hayatları düzene girdi.

Kadının ve eşinin muhteşem enerjisini, dualarını, iyi dileklerini şifa gibi özümseyen yaşlı kadın kendisini toparlamaya başladı.

Genç kadın yaşlı anneye kendi annesine bakar gibi baktı.

Özenle..

Şefkatle..

Sanki kızı gibi oldu.

Sevgi ve ihtimam, doktorun annesini günden güne daha da canlandırdı.

Birilerinin mutlu olmasına vesile olmanın hazzı kendisini kısa sürede ayağa kaldırdı. Evden dışarıya çıkmaya başladı.

Annesindeki muhteşem iyileşmeyi mucize gibi karşılayan Doktor mutluluktan deliye döndü.

O da kendisini toparladı.

Annesinin hastalığından ötürü o da rahatsız hissediyordu kendisini. Bu nedenle ağır ve önemli ameliyatlara giremez olmuştu.

Kendisini moral ve dikkat açısından zirvede hisseden Doktor ameliyatlara başladı. Kısa sürede eski formunu yakaladı. Onlarca hastasına sağlık kazandırdı.

***

Zengin bir hastası,  duyduğu minnet duygusuna karşılık hastanenin küçük ve eskimiş diyaliz bölümüne birkaç milyon TL yardım yaptı.

Diyaliz bölümü muhteşem bir işlevselliğe kavuştu.

Her hafta onlarca böbrek haftası şifa bulmaya başladı…

Burada şifa bulan genç hastalardan birisine doktoru sabahları özellikle deniz kenarında hafif yürüyüşler yapmasını önerdi.

Genç adam bu öneriyi ikiletmedi bile…

Hemen ertesi sabah başladı.

Acılarının hafiflemesi ve süren başarılı tedavisi onu çok sevecen kılmış, çevresine daha bir duyarlı olmasına yardımcı olmuştu.

Hayata bağlanmaya ve insanları sevmeye başladı.

Gelelim finale..

Bütün bunlar kurgu mudur? Bunların hepsi oldu mu?

Kim bilebilir ki?

Hayatı kim an anlamı ile çözebilir ki?

Siz en iyisi böyle bir şeyin olup olmayacağını kalbinize sorun.

Ama Kelebek Etkisi işte tam da böyle bir şey

Her şey bir dengeye bağlıdır.

26 Kasım 2014 Çarşamba

Kriz dönemleri için bir PR projesi

Bu yazıyı 2009 yılının zor zamanlarında yazmışım. İşin doğrusu bir çok tahminim de tutmuş, öngörülerim beni yanıltmamış…
Ne dersiniz?

Bir yazar: Dan Brown
Bir yönetmen: Spielberg
Bir besteci: Vangelis

1990'ların sonunda Mısır'ın yaptığını, daha zengin bir malzeme ve daha güçlü bir sunum ile yapmanın tam zamanıdır. Tarih adına, piramitler ve firavunlardan başka bir zenginliği olmayan Mısır, 1990'larda üç tane romanla Dünya'nın seyahat trafiğine ambargo koymuştu.

Christian Jaqo üç roman ile insanlığın merak eyleminin odak noktasına bu gizemli Ülkeyi ustaca yerleştirmişti.

Abartmamak kaydı ile edebiyat, Ülkelerin tanıtımında çok önemli bir silahtır. Zamanlaması ustalık gerektirir. Kitlelerin inanç ve düşünce iklimini iyi takip etmek şarttır.

İnsanoğlu, kriz zamanlarında gizeme, inanç sistemlerine, manevi iklimlere yakınlaşır. Dinin etkinliği yükselir. Duygusallık tavan yapar.

İşte bu nedenle tam zamanıdır diyorum. Merak ile karamsarlık arasında gidip gelen insanlığı bu coğrafyaya cezbedecek bir roman, bu romandan hazırlanacak bir senaryo ile bir film ve ruhları sarsacak bir müzik için tam zamanıdır.

Aklımda üç konu var.

Mevlana
Aziz Paul
Hz.İbrahim ve Urfa

Neden Dan Brown?

2003 yılında yazdığı Da Vinci Şifresi 2006 yılına kadar 60 milyondan fazla sattığı ve 44 dile çevrildiği için. Bir romanı ortalama 1.5 kişinin okuduğunu varsayarsak, tek kitap ile 90 milyon okura ulaşabilen kalitesi için.

Romanlarının geçtiği coğrafyaları çok ustaca anlattığı, okura, maceralar boyunca diyar diyar geziyor hissi yaşatabildiği için. Kendisini, gerilimin bir parçası gibi hissettirebildiği için.

Sahne olarak Anadolu'yu seçeceği bir tarihsel roman ile bu coğrafyayı en az 3-4 yıl boyunca milyonların hafızasına nakşedeceği ve gezip görme arzusu uyandıracağı için.

Neden Steven Spielberg?

Bir Musevi Yönetmenin çekeceği film ile, son zamanlarda hızla gerilen Türkiye-İsrail ilişkilerinde bir yakınlaşma sağlanacağı için.

Tarihsel temalı filmlerde gereken, gerçeğe en yakın kurguyu sağlayabildiği ve konunun gerektirdiği objektif anlatım dilini başarı ile kullanabildiği için.

Schidlers List gibi bir film ile ayrımcılığa karşı en etkin mesajı verebilmiş, savaşı ve etnik ayrımcılığı ait olduğu yere, lanetliler müzesine yollayabilmiş marka bir film yapımcısı olduğu için.

Neden Vangelis?

Gerçek adı Evangelos Odysseas Papathanassiou olan sanatçı, komşumuzdur. Yunanistan doğumludur. Ege'nin havasını solumuş, suyunu içmiş, yemeğini yemiştir. En azından bir hemşerilik bağından söz edebiliriz.

Bizdendir, bizi anlar. En başta bunun için.

Hemşerilik bağlarımız sayesinde yukarıda saydığım üç konuya da vakıf olabileceği, Anadolu olarak vermek istediğimiz mesajı notalara yükleyebileceği için.

Conquest of Paradise filminde olduğu gibi, müziği bestelerken öyküyü yaşadığı, konunun özünü iliklerinde hissedebildiği için. Müziğini, filmin bütününe adeta rengarenk, şatafatlı bir asilzade giysisi gibi giydirebildiği için.

Notalarını, film izleyicisinin, üzerine binip senaryo içinde diyar diyar dolaştığı birer hayali zaman makinesi gibi kullanabildiği için.

Sektörde genel bir eğilim gözlemliyorum. Sanki sadece 2009'a has bir durgunluk ile karşı karşıyayız. Bu sezon atlatıldığında 2010'da her şey aslına rücu edecek.

Sanki 2010 Ocak ayı bir milat. O gün sektör bir karabasandan uyanacak. Her şey birkaç yıl önceki haline dönecek gibi.

Sanılıyor ki, gelip geçici bir sıkıntı yaşıyoruz. Ekonomik durgunluk bittiği anda, ki bunun için bir tarih verilemiyor, Türkiye sahilleri ile tatilci, ayrılığın acısını çıkarırcasına kucaklaşacak, sımsıkı olacaklar.

Biraz zor.
Kriz sonrasında, Ülkeler değişecek.
İnsanlar değişecek.
Tatil alışkanlıkları değişecek.
Tatilden beklentiler değişecek.
Tatil kavramının aile bütçelerindeki sırası değişecek.

Kısaca, turizm sektöründe, ekmek artık aslanın midesinden de zor yerlerde olacak.
Türkiye turizminin rakip yelpazesi genişleyecek.

Sadece Ülkeler ve destinasyonlar değil, algılarla da mücadele etmek zorunda kalacağız. İnsanlar kılı kırk değil, kırkbir yaracaklar seçim yaparken.

Tatil yeri tercihlerini etkileyen küresel liberalizm, yerini sıkı bir milliyetçiliğe terk edecek. Paranın ülke içinde kalması eğilimi yaygınlaşacak. Tasarruf bir yaşam biçimine dönüşecek.

Tatil kavramı, deniz kenarında tembel tembel güneşlenmekten farklı bir içerik kazanacak. Kendi Ülkesini tanımak, kendi işletmeleri ile dayanışma içinde olmak modaya dönüşecek ve bu moda giderek güçlenecek.

Sadece ülkelerle boğuşmak bir yana, insanlarda kökleşen bu eğilimler ile de mücadele etmek zorunda kalacağız ve işimiz bir katalog ve bir broşürden daha fazlasını gerektiriyor.

Türkiye, sektörün geleceği adına, klasik satış ve pazarlama yöntemlerini aşan, insanların zihninde oluşan eğilimleri yenebilen, güçlü ve kesintisiz bir programı acilen üretmelidir. Bu görev, sektörün kurtuluş savaşı gibi bir yakıcılıkla önümüzde beklemektedir.

Broşürler, kataloglar, afişler, bilboardlar, hepsi etkili. Hepsi tüketiciye ulaşan mesajlar veriyor. Ama yetmeyecek. Yetmiyor da...

Bu yüzden bir yazar, bir yönetmen ve bir besteci diyerek söze başladım.

Önce bir roman

Bu coğrafyaya ait olduğu için bence Mevlana. Hayatı ve öğretisinin harmanlandığı, gerilimlerin ve usta işi analizlerin, okuru, uzun bir hayali yolculuğa çıkardığı, getirip Konya'ya bıraktığı bir roman...

Toroslar'ın ötesindeki yüzlerce yıllık manevi miras ile sahilleri, doğal güzelliklerimizi, tarihsel mirasımızı, kültürümüzü yoğurup okura lezzetli bir baklava tadında sunan bir roman.

Okuru meraktan çıldırtan, kitabı bitirir bitirmez hemen Anadolu'ya uçak biletini ayırtacak kadar yakıcı ve tahrik edici bir roman.

Bu romanın mesajlarının, Dünyadaki Mevlevi örgütlerinin gücü ve manevi etki alanı ile kaynaştığını düşünüyorum.

Amiyane tabirle tadından yenmez.

Bir yıl sonra da, romanın senaryolaştırılması ve Spielberg Usta'nın dehasının değdiği ve Vangelis hemşerimizin Akdeniz kokan ezgileri ile bir film.

Bu romanın ve filmin yaratacağı merak ve gezip görme arzusunu ustaca değerlendiren bir organizasyon. Bu merakı ve arzuyu kalıcı bir Anadolu bağımlılığına dönüştürecek usta işi gezi programları.

Muhteşem olur.
Bence geç kalınıyor.
Zaman farklı bir şeyler yapma zamanı.

22 Kasım 2014 Cumartesi

Antalyaspor-Barcelona Şampiyonlar Ligi Finali


Bu yazıyı 2009 yılında kaleme almışım. İçinde yazılanlar benden başka kimseyi heyecanlandırmış mı? Pek sanmam. Ben bu heyecanı koruyor muyum? Kesinlikle. Bir gün mutlaka

Günün birinde, ılık bir bahar akşamı, Antalya'da 35 bin kişilik stadyumda keyif içinde oturup, doksan dakika nefes almadan bir Şampiyonlar Ligi finali izler miyiz? İki konuk takımın maçını değil ama... Antalyaspor - Barcelona arasındaki

 Bence evet!

Zahmetli bir yürüyüşün sonunda bu finali izleriz. Antalya, futbolda devler ligine demir atmakla kalmaz, Dünya Kentleri hiyerarşisinde de seçkinlerin arasına terfi eder. Şampiyonlar ligi kupası kazanılırsa da, bundan böyle Antalya tarihi Şampiyonlar Ligi öncesi ve sonrası olarak yeniden yazılır.

Bu finalden sonra Antalya'nın yaşam kalitesindeki yükseliş hızının vitesi kaça takılır, yorumunu okura bırakalım. Ama belli ki, böyle bir finale giden süreçte Antalya turizmi de çağ atlar. Düşük fiyatlar turizm tarihimizde birer anı olarak kalır.

Eğer bir gün tarihin bir noktasında çılgın bir yatırımcının girişim tutkusu ile Antalya'nın zincirlerinden boşalma hırsı kesişirse, biz bu finali izleriz.

Bu uçuk yatırımcı ile Antalya, bütün olasılıkların hesaba katıldığı, kitlelerin desteğini almış, objektif aklın rehberliğinde, cesur bir safariye çıkarsa, Avrupa'nın vahşi futbol ormanında bir Şampiyonlar Ligi finalini avlar.

Böyle bir hedef ile yola çıkacak uçuk yatırımcının hayallerini bütün Antalya paylaşmalıdır. Sadece futbol dünyası ile sınırlı bir destek yatırımcıyı Toroslar'ın zirvesine çıkışta nefessiz bırakır. Orada da olsa olsa geyik avlanır.

Böyle bir heyecan fırtınasını kasırgaya dönüştürecek iklim var mı?


Bence var.

Antalya'da bir kabına sığamama durumu var. Mevcut ile yetinmeyen, büyüme hedefini çalışmanın amentüsü sayan bir girişimcilik her alanda kendini gösteriyor. Belki de yüzlerce uygarlıktan miras kalmış olağanüstü renkli bir devinim bu. Hiç tükenmeyen bir yırtma arzusu. Doymak bilmez bir yatırım açlığı. Yeni ve farklı olana ilgi ve kucak açma.

Öncelikle, statükodan ve kısa vadeli bildik hedeflerden sıkılmış, hiç olmamış ve olmayacak gibi görünen hayalleri besleyebilecek bir vizyona sahip uçuk bir işadamı ve cebinde bir yüz elli milyon USD.

Bu işadamına omuz verecek, gözü kapalı güvenilecek bir teknik adam, Türkiye'nin Alex Fergusson'u. Yerli ya da yabancı.

Bu işadamının, Dünyanın ve Türkiye'nin sayılı futbol otoritelerinin danışmanlığında oluşturduğu, dokuz yıllık aşamalı projesi.

Bu projeye ikna olacak Antalya futbol kamuoyu. Kayıtsız şartsız desteğini esirgemeyecek Antalyaspor Yönetimi ve Genel Kurulu.

Kamuoyunun heyecanını sürekli kışkırtacak bir medya faaliyeti. Her fırsatta bu kutsal hedefe atıfta bulunan, konuya teorik destek veren bir yazar ordusu. Ateşi besleyen şimşek gibi mesajlar ile okur köşeleri.

Stadyum içi ve dışı mesaisini birkaç kat arttırarak desteğini akıl almaz boyutlara yükseltecek bir taraftar camiası.

Okullarda sempati oluşturma amacıyla, Antalyaspor ürünleri hediye olarak dağıtılabilir. Taraftarlık ilk ve orta eğitim döneminde maruz kalınan dış etkilerle oluşan bir tercihtir.

Proje mutlaka okullardaki binlerce genci, çocuğu kazanmalıdır.


Projenin bilimsel ve tıbbi ayağında rol Akdeniz Üniversitesi'nindir. Hedefe giden yolun sosyal ve kültürel kılıfını oluşturmak rolü ile elbette Üniversite.

Dokuz yılın son saatine kadar eksilmeden sürecek aktif bir sabır.

Bütün hepsi bir araya gelince neler olur?

Gözler, ufuktan aşka susamış bir kadın silüetinde belli belirsiz gülümseyen final hayaline kilitlenince neler olur?

Hayal edebilen var mı?

Kentin Akdeniz'e sevdalı tepelerinden birisine kondurulmuş, 35 bin kişilik bir stadyumda.

Cesareti ve ruhu aklının önüne geçmiş bir yatırımcının hayalleri ile Antalya'nın beklentileri bir kavşakta kesişirse. Hayaller ve beklentiler kavuşursa.

Ben kendimi şimdiden dokuz yıl sonraki altın finale hazırlarım.

250.000 nüfuslu Liverpool kentinde her maçta tribünleri ' Asla yalnız yürümeyeceksin' diye inleten 45.000 kişi var. Nüfusu beş yıla kalmadan birkaç milyona varacak olan futbol kentinden, Antalyaspor ile yan yana yürüyecek 45.000 kişi çıkmaz mı?

Antalyaspor A.Ş Yönetimine projesini sunar. Genel Kurul onay verir. Altyapı yatırımları, transferler ve kurumsallaşma girişimleri için 150 milyon USD'yi bankaya yatırır. Harcama takvimi oluşturulur. Para önemlidir. Bütçenin uygulamasına sarsılmaz bir disiplin ile nezaret edecek bir kurul şarttır. Her kuruş Antalyaspor adına ve kılı kırk yararak harcanmalıdır.

Hedefler ve dokuzuncu yılın sonunda varılacak finansal aşama garanti edilerek Antalyaspor A.Ş. halka arz edilir. 1300 TL nominal değerli 100.000 adet hisse satılır. Her bir hissenin dokuzuncu yılsonunda bir servete dönüşeceğini hisseden Antalyalı bu hisseleri kapışacaktır.

Antalya'ya hakim bir tepede 10 bin dönüm arazi alınır. Antalyaspor kampusü bu araziye kurulur. Kampus diyorum, zira bir kolej havası şarttır.

Antrenman sahaları. Kondüsyon merkezleri. Kros parkurları. İnsana mücadele gücü veren mükemmel bir peyzaj. Spa merkezleri. Dokuz yıl sonra varılacak zirveye yaraşır, prestijli bir Yönetim binası. Çok amaçlı bir konferans salonu. Kişisel gelişim amaçlı odalar.

Akdeniz Üniversitesi bu aşamada devreye girer. Kulüp bünyesinde, profesyonel görev yapacak tıp doktorları, fizyoterapistler, bioenerji uzmanları, diyetisyenler, psikologlar, mentorlar, istatistikçiler, uluslar arası sertifikalı masörlerden oluşan bir ekip kurulur.

Yapılanlar işin Kulübün asli misyonu ile ilgili boyutudur.

Bir de Kulübü Dünyanın vitrinine taşıyacak ve rekabetin dilini ve yöntemlerini iyi bilen profesyonel bir ekip gereklidir. Marka uzmanları, Satış ve Pazarlamacılar, gelecek tahmincileri, araştırmacılardan oluşan bir beyin takımı.

Rakiplerden bir adım önde başlamanın yolu rakipleri her yönü ile iyi tanımaktan geçer. Bu ekip rakipleri analiz etmek ve her sezon başında ayrıntılı bir raporu teknik ekibin önüne koymakla da görevli olacaktır.

Akdeniz Üniversitesi öncülüğünde her yaştan yeteneklerin eğitileceği spor okulları kurulur. Hem futbol takımına oyuncu kazandırır, hem ihtiyaç fazlası yetenekli gençleri satarak Kulübe gelir sağlar.

Beşinci yılın sonunda hem Antalya'da, hem de Anadolu'da üç büyüklerin egemenliğini alaşağı eder. Geçmişteki örneklerinden farklı olarak, kalıcı Anadolu İhtilalini tamamlar. Torosların zirvesinden gürül gürül bir nara ' Artık ben de varım ' der.

Kalan dört yılda neler olur?

Türk Futbolunun üç büyüklerin keyfine göre şekillenen kısır döngüsü kırılır.

Büyük Yürüyüşün ilk aşaması bu…

Zor ve zahmetli…

Ama her yürüyüş bir minik adımla başlamaz mı? Hayali bile uçurmuyor mu insanı?
Peki. Böyle uçuk bir yatırımcı bulunabilir mi?

Ya da Türkiye'den, Yurtdışından bir sponsor bulunabilir mi? Kim bilir?

Antalya'nın geleceğine güven olmasa bu kadar yatırımcı koşa koşa gelir mi?