4 Şubat 2016 Perşembe

Gelecek 10 yılda Otelciliğin inanılmaz dönüşümü

Çeviren: Adil Gürkan

Gelecek 5 yıl içinde birçok uluslararası organizasyona sahne olmaya hazırlanan Orta Doğu’da otelcilik baş döndürücü bir evrim yaşayacak.

EXPO 2020, FIFA 2022 Dünya Kupası ve benzeri küresel organizasyonları ağırlamaya hazırlanan Orta Doğu’da, otelcilik sektörü, konuklarına rahatın ve memnuniyetin optimum düzeyde yaşanacağı akıl almaz tasarım pratikleri üretecek.
Gelecek jenerasyon otelleri tanımlayacak yeni heyecanlı trendlerin örneklerini araştırdık. Bu konuda oldukça rekabetçi bir pozisyonu olan Orta Doğu Otellerinde gelecek birkaç yıl içinde hayata geçecek yepyeni uygulamaları izledik.

Kişiye özel servisler için tasarım ve operasyonel trendler

Orta Doğu otelcilik endüstrisinde kişiye özel hizmet çok hızlı bir tempo ile dikkat edilmesi gereken bir sihirli sözcüğe dönüşüyor. Bu sihirli sözcüğün hakkını verebilen oteller misafir memnuniyeti ve sadakatinde muhteşem bir sıçrama sağlayacaklar. Bu sürecin devamı da repeat misafirler ve markanızın gönüllü avukatlığına soyunmaları ile gelecek.

Her gün daha çok sayıda Orta Doğu Oteli bir dizi ileri teknoloji üretimi kişiye özel servislerle odalarının cazibesini arttırıyor. Bu hizmetler arasında konuğa adı ile hitap eden sesli karşılama mesajı, konuğun tercihine göre oda iklimlendirmesi, yüksek teknolojili, kapağı harekete duyarlı sensörler ile açılan ve kapanan tuvaletler, koku sprayi ve koltuk ısıtıcılar var.

Yüksek teknolojili ve çok amaçlı lobiler


Geleceği düşünen oteller artık lobi ve resepsiyon alanını, basitçe, misafirlerin check-in yaptığı ve sonrasında odasına yönlendirildiği bölümler olarak görmeyi bir tarafa bıraktılar. Yeni tasarım trendleri artık lobiyi çok fonksiyonlu, içinde ve çevresinde restoranların, loungeların ve iş merkezlerinin olduğu çekim merkezleri olarak değerlendiriyor.

Sualtı Otelleri

Sualtı otelleri ya da süitleri için öncülük bu günlerde turistlerin özellikle ilgi alanında olan yeni bir trend. Örneğin, Atlantis the Palm Dubai’nin sualtı süitleri misafirlerin heyecan beklentisinin karşılayan bir örnek.

Yüzen Denizatı deniz üstünde, üç kattan oluşan bir yerleşim ünitesi olacak. Master yatak odası ve banyosu deniz altında yer alacak olan bu tasarım Dubai’de yerleşmek isteyen lüks tutkunları üzerinden çok yüksek bir gelir elde edecek.

Daha büyük, daha üstün, daha güvenli ve çok yönlü denizaltı otel tasarımları giderek yükseliyor. Bu tasarımların içinde modüler ve hareket edebilir olanlar içinde konaklayanlara her gün bir başka deniz manzarası sunmaya hazırlanıyor.

Çevre Dostu odalar ve seçenekler

Sürdürülebilirlik Orta Doğu’daki büyük otel işletmelerinin bir başka dikkat alanı olarak gündemde duruyor. Gruplar doğadaki karbon ayak izlerinin azaltmak ve yükselen su ve enerji kullanımı maliyetlerine karşı savaşmak için çabalıyorlar.

Bu sürece bağlı olarak yakın ve orta vadede daha fazla otel odalarda ve servislerinde çevre dostu opsiyonları daha fazla tercih edecek. Bu iddialı tercihi sadece havlu ve yatak takımlarının daha az sayıda yıkanması ile sınırlı düşünmek hata olur. Örneğin otel doluluğuna göre çalışan sensörler kullanılan aydınlatma çözümleri, daha az su tüketen duş başlıkları, ledler ve daha az enerji tüketen televizyonlar…

Yiyecek ve içecek trendleri çok çeşitli ve heyecan verici

Snack seçenekleri

Oteller konukların yiyecek gereksinimlerine çok çabuk cevap veriyorlar. Otellerde akşam yemeklerine geleneksel bakış açısı menüler ve oda servisi ile sınırlı idi. Şimdi snack, atıştırma ve örneklendirme opsiyonları da var. Özel diyetlere öncelik veren sosyal yeme içme konsepti bu gün her zamankinden daha popüler hale geldi. 2016’da, odalara servis edilen snacklerde hiç beklenmeyen lezzetlerin patlayacağı söylenebilir. Oteller konuklarına daha geniş bir yelpazede ve daha çok iz bırakacak tatlar sunmak zorundalar.

Yüz tanıma yazılımları yemek tercihlerinizi kaydedecek

Biyometrik teknoloji yoğun olarak hayatımıza giriyor. Bu alanda üretilen sayısız uygulama otellerin akşam yemeklerine de uyarlanıyor. Bir otelin bar ya da restoranına girdiğinizi düşünün. Otelin ön büro ekibi sizi adınızla selamlıyor ve daha önceden kayıtlara geçmiş olan masa tercihinize göre yer gösteriyor ve yine sistemde yüklü diyet tarzınız ve yemek tercihlerinize uygun seçenekler size sunuluyor.

Kalite kontrol teknolojileri

Yiyecek ve içecek düşkünlerinin yemek konusunda daha da zor bir müşteriye dönüşmekte olduklarını söylemek yanlış olmaz. Lezzet konusunda giderek daha yüksek bir farkındalık göze çarpıyor. Ağız tadı düşkünleri önlerine gelen yemeğin taze olmasını, etik olarak tedarik edilmiş olmasını ve sürdürülebilirlik ilkesine göre üretilmiş olmasını talep ediyorlar. Çok yakın bir gelecekte tabaklardaki yemeklerin QR kodunun olması kimseyi şaşırtmamalı. Bu kodlar ile otel restoranları yemeğin kalitesini ve kaynağını yansıtacaklar ve müşteriler yine aynı kodlardan birçok bilgiyi tarayabilecekler.  Müşteri yemek siparişini vermeden önce bir ‘Elektronik Dil’ ile yemeğin kokusunu ve tadını deneyebilecek ve buna göre karar verecek.

Robot Şefler: Mekanik hassasiyet ve etkinlik ile yemek hazırlamak

An itibarıyla bu günün robot teknolojisi bir Büyük Ustanın yetenekleri ve deneyimine yetişecek lezzette yemek üretmeyi başarabilmiş değil. Ama, robot teknolojileri bu tempo ile gelişmeye devam ederse, çok da geç olmayan bir tarihte robot şeflerin gurmelere yakışacak lezzette yiyecek deneyimleri yaratması imkansız değil. Böyle bir gelişmeden sonra restoran sahipleri akşam yemeği müdavimlerine yiyeceklerinin her zaman istedikleri özelliklerde hazırlanacağını garanti edebilirler. Dahası pişme ve hazırlık sürelerini de standart hale getirebilirler.

Otomatik bagaj taşıyıcılar

Misafir memnuniyeti sağlamada anahtar etkenlerden bir tanesi de bagajlarını en kısa sürede ve doğru olarak ayırmak ve taşımaktır. Her ne kadar birçok otelde profesyonel belboylar bu görevi hayranlık uyandıracak kadar başarı ile yerine getiriyor olsalar da, çok yoğun bir otelde, bir de kalabalık bir giriş varsa, bavullar karışabiliyor. Birçok bavul farklı odalara taşınabiliyor. Hatta çıkışta kimi müşterilerin bavulları farklı transfer araçlarına yüklenebiliyor. New York’ta bulunan YOTEL bu karmaşanın önüne geçebilmek için YOBOT kullanmaya hazırlanıyor. 3 metre boyundaki bu otomatik bagaj robotu otele gelen bütün valizleri alıp gideceği odalara göre raflara yerleştiriyor. 

Parmak İzi Kilit sistemleri

Bu gün üst düzet hizmet veren oteller artık daha ileri seviyede misafir güvenliği sağlamak gibi bir görev ile karşı karşıya. Bütün Dünyada yaşanabilen otel saldırıları ve sahtekarlıklar işletmeleri daha ileri seviyede güvenlik standartlarını oluşturmak, politikalar üretmek ve prosedürleri hayata geçirmeye mecbur kılıyor. Birçok otel bu sorunu parmak izi teknolojisi ile aşmaya çalışıyor. Otel güvenliği için insanların parmak izi ile çalışan kilit sistemleri devreye giriyor. Konuk odalarına ve bunun yanında otellerin güvenlik gerektiren alanlarına sadece yetkilendirilmiş parmak izleri girebilecek.

Güvenlik ve rahatlık trendleri- İnfrared Vücut tarayıcıları

Seattle’da bulunan Hotel 1000, otel konuklarının yıllardır devam eden, kat görevlilerinin odaya ani girişleri ile ilgili şikayetlerine inovatif bir çözüm üretti. Oteller bu konuda ne kadar eğitim verirlerse versinler önüne geçilemeyen bu rahatsızlık verici duruma karşı Hotel 1000 oda kapılarına infrared vücut tarayıcıları yerleştirdi. Eğer konuk odada ise, tarayıcı beden ısısını algılayacak ve kapı dışındaki ekrana bu durumu ifade eden bir mesaj yansıtacak. Bu tarayıcı sayesinde artık konuklar beklemedikleri bir anda asla rahatsız edilmeyecekler.

Anahtarsız giriş sistemleri

Şimdi, daha çok sayıda otel, güvenlik seviyesini yükseltmek ve kolaylık sağlamak için optik okuyuculu anahtarlıklar, kol bantları gibi araçları klasik kapı anahtarı ya da anahtar kartların yerine kullanmaya başladılar.  Bu sistemde, kola yapıştırılan bant, oda kapısının sensörüne temas ettiğinde açılıyor. Bu yöntem misafirin oda anahtarını kaybetmesi riskini en aza indiriyor.

Biyometrik Parmak Taramalı Ödeme Sistemleri


Biyometrik teknolojiler insan bedeninin taklit edilemeyen özelliklerinden yararlanır. Örneğin parmak izi, retina taraması bu özellikler arasındadır. Daha önceki başlıklardan birisinde Parmak İzi Kilit sistemlerinden bahsetmiştik. Artık kimi Orta Doğu otelleri konuklarına servisler ve ürünler için parmak izi tarayıcıları ile ödeme yapma kolaylığını da sağlamaya başladılar. Bu kolaylık güvenlik anlamında müthiş bir kolaylık olacağa benziyor. Zira hem sahtekarlığı önlüyor, hem de insanları para taşıma riskinden kurtarıyor

Eğlence ve Yenilik Trendleri

New York’ta bulunan The Marriott Marquis oteli konuklarına büyüleyici bir 4D duyusal deneyim sunuyor. Başa takılan bir sanal gerçeklik kiti ile ( Microsoft tarafından üretildi) sunulan görsel akışı ile kullanıcı Dünyada bir çok lokasyonu adeta orada yaşıyormuş gibi deneyimleyebiliyor. VR Başlık kiti kullanıcıya keşfetmek için mükemmel biçimde kurgulanmış bir doğal atmosfer sunuyor. Bu gün itibarıyla başlıkta sadece Londra ve Hawaii var. Hiç kuşku yok ki, yakın gelecekte daha fazla seçenek sunuluyor olacak.

Robot Butler

Bilim kurgu hayranlarının çok uzun zamandır hayal ettiği bir robot uygulaması vardır. Bu hayal de, kendilerine hizmet eden bir robotun, yiyeceklerini hazırlaması, içki servislerini yapması ve istedikleri eşya ya da malzemeyi getirmesi. Ama bütün bunları mekanik bir zamanlama ile ve kendilerine özgü bir duygusallık ile yapmaları… Evet. Starwood, Cupertino Aloft Otel’de bunu bir ölçüde hayata geçirebildi. ‘Botlrs’ isimli robot butlerlar otelin her tarafına hareket edebiliyorlar ve yönlerini bulabiliyorlar. Konuklara ve çalışanlara çarpmadan hızla yürüyorlar. Asansörleri kullanabiliyorlar. Otel yönetimi ile 4GWiFi ile iletişim kurabiliyorlar. Bir çok görevi üstlenen bu robotlar hem konuklarda müthiş bir sempati ve hayranlık yaratıyorlar, hem de çalışanların başka alanlarda değerlendirilmesine yardımcı oluyorlar.

Oda Ortamına Tam Kontrol

Odasının ortamına daha fazla kontrol sağlayan konuk bu sayede kendisini daha güçlü hissediyor. Konaklamasının daha keyifli ve kolay olduğunu düşünüyor. Şimdi daha çok sayıda otel konuklarına odalarının birçok özelliğini kontrol edebilme olanağı sunmanın peşindeler. Kimi oteller bu konuda çok mesafe almış durumda. Dokunmatik bir ekran konsolu sayesinde misafir odasının iklimini, kokusunu, banyo suyu sıcaklığını, TV kanallarını, müzik yayınını ayarlayabiliyor ve oda servisini kullanıyor.

Kesintisiz online erişim ile güçlendirmek


Konuklara kendi teknik cihazları ile en yüksek derecede erişimi ve otoriteyi sağlamak otellerin birinci önceliği haline geldi. İşletmeler, konuklarına kendi cihazları ile otelde yapmak istedikleri her şeyi yaptırabilmenin peşindeler. İnsanlar kendi cihazları üzerinden otel ile interaktif iletişim kurabilecekler. Bunun için insanlara güçlü, hızlı ve güvenli wifi erişimi sağlamak gerekiyor. Bunun heyecanını yaşayan oteller geliştirdikleri farklı uygulamalar ile konuklarına bu duyguyu yaşatmak için çabalıyorlar.

1 Şubat 2016 Pazartesi

Otel sitelerinize muhteşem içerikler yaratmak için 9 tüyo

Günümüzde otel websitelerine özgün ve çarpıcı içerikler yaratmak oldukça zorlu bir görev gibi duruyor. Bu noktada size yardımcı olacak önerilerim var. Bunun için yeterli bilgi ve deneyime sahibiz ve sizlerle paylaşmak beni mutlu eder.


Online satışlarınızın patlaması için size yardımcı olmak isterim. İşte sizin için hazırladığımız ‘ nasıl yapmalısınız?’ yolları.

Siteniz toplumun büyük bir kesimine kendinizi sunduğunuz platformdur. Bu nedenle algıları oluşturan ve insanların satın alma kararını belirleyen çok etkili bir hamledir. Unutmayın, bu yıl itibarıyla bütün seyahat rezervasyonlarının yüzde 57’si internetten yapılıyor.

Bir hikaye anlatabilmek ve konuğunuza otelinizde yaşanacak bütün bir deneyim hakkında rehberlik yapmak, online ilgiyi ve dönüşümü sağlayan anahtardır. Bunu aklınızda tutmanızı önererek aşağıda size harika öneriler sunuyorum. Pazarlama için mükemmel bir içerik yaratmanıza yardımcı olacağını düşünüyorum.

1.    Misafirinizi Tanımak = Güç

Herhangi bir online satışçının başarmak için en önemli silahı izleyicilerinin kim olduğunu bilmektir. İdeal müşterinizi tanıdığınızda onlara özel içeriği üretmek sitenize ziyaretleri satışa dönüştürmenin olmazsa olmazıdır.

Sitenizin içeriğini hazırlamadan önce yapmanız gereken bir iş var; otel konuklarınızla ilgili ayrıntılı bir araştırma yapmak ve düzenli olarak bağlanan demografiyi hedeflemek. Bu sayede hangi kesimlere ağırlık vereceğinizi bilirsiniz. Aileler mi, emekliler mi, çiftler mi? Segmentasyon hakkında yazılan bu makalede takipçilerinizi tanımlamak için en iyi pratikler konusunda detaylar bulacaksınız.

Anahtar pazarlarınızı tanıdıktan sonra aktif olarak online içerik üretmelisiniz. Bu içerik ile insanların ilgisini çekebilirsiniz. Sosyal kanallarda ve websitenizde paylaşacağınız içerik ziyaretleri satışa dönüştürür.

2.    Her sayfanızda bir odaklanma var mı?

Sitenizin içerik planlamasını yaparken her bir sayfanın içeriği için bir konu (topik) tasarlamalısınız. Bunu yaptığınızda potansiyel konuklarınızı daha kolay çekebilirsiniz. Böylece konuklarınız her bir sayfanın mesajını daha net olarak anlayabilirler.

Eğer sayfanızın odağı noktasında bir kuşkunuz olursa, internet konusunda acemi bir kullanıcıdan yardım isteyin. Sayfanızı okusun. Daha sonra bu sayfadan ne anladığını sorun. Vermek istediğiniz mesajı almışlarsa, devam…

Konuları ana sayfaya ve alt sayfalara paylaştırdığınızda, konukların sitenizde kolayca gezinebilmelerine yardımcı olursunuz. Bu şekilde ziyaretçiler sitenizde daha uzun süre harcarlar. Bunun da arama motorlarındaki performansınıza olumlu etki yapacağı açıktır.

a. Sayfanın ana noktasını vurgulamak için tamamında anahtar sözcükler kullanın
b. Sayfanıza uygun görselleri ihmal etmeyin
c. Sayfanızı olabildiğince basit yapın.
d. Kişiselleştirin. ‘Sizin’, ‘bizim’ gibi sözcükleri kullanmaya dikkat edin. Bu sözcükler ziyaretçileri çeker ve aranızda görünmez ama sağlam bir iletişim kurulur.

3. Video içerik

Geçtiğimiz aylarda, arama motorlarında ve sosyal medyada videonun gücü giderek daha belirgin hale geldi. Konuklarınıza, yaşarken keyif alacakları deneyimi göstermek için en ideal araç videodur. Yine bu aracı kullanarak insanlara duygusal bir hikaye sunabilirsiniz.

İnsanların Youtube videoları izlemek için harcadıkları zaman her yıl yüzde 50 oranında artıyor. Tam da bu yüzden sitenizde daha çok video yayınlamalısınız. Artık sadece Youtube’a mahkum değilsiniz. Birçok sosyal kanal da platformlarında videolarınızı yayınlayacak kapasiteye sahip durumda.

Bu sayede potansiyel konuklarınıza videolarınızı mobil cihazlarında kolayca izleme olanağı sağlamış olursunuz.

Video içeriğinizi kısa ve keyifli olarak oluşturun. İzleyicinin ilgisini çekmek için sadece 3 saniyeniz var. Bu konu ile ilgili olarak Wishpond tarafından yapılan bir deneyde, izleyicilerin sadece 25%inin videoyu sonuna kadar seyrettikleri görüldü. Ortalama seyretme süresi ise 14 saniyeyi geçmedi.

4.    Sayfanızda nereden başlamalısınız?

Sayfanızın düzeni ve içeriğin tasarlanması misafir bağlılığı için hayati önemdedir. Kısa ve okuması kolay paragraflar sayfanızda harcanacak zamanı uzatır. İnsanlar bir kez oteliniz hakkında bilgi sahibi olduktan sonra size düşen bu insanlar ile kalıcı bir ilişki başlatmak ve sadakatlerini kazanmak olacaktır.

Çalışmanız şunları içermelidir;
Başlıklar
Giriş
Anahtar Noktalar
Hareket Noktaları

Başlamak için anahtar hedeflerinizi tanımlayın

İçerik oluşturmaya başladığınızda, sayfanızın anahtar hedefini tanımlamanız hayati öneme sahiptir. Websitenizden ne gibi sonuçlar elde etmek istiyorsunuz? Anahtar hedeflerinizi şunları içerebilir;

Satış yapmak
Bir anket formunu doldurtmak
Bir tanıtım broşürü indirmek
Rezervasyon formu almak
Bir Newsletter için kayıt yaptırmak

En çok önem verdiğiniz bilgiyi en başa yerleştirin

Müşteriler içeriğin tamamını asla okumazlar. Onlar metinleri, en önemli bilgiyi bulmak için tararlar. Tam da bu nedenle en önemli bilgiyi en başa koymanız çok önemlidir.

Araştırmalara göre sitelere girenlerin yüzde 80’i sayfa başlığını okuyor, ama ortalamada sadece yüzde 20’si başlığın altındaki metni okumaya devam ediyor. Bu veriye göre, başlığınızın dikkat çekici olması okuyanın ilgisini canlı tutacaktır. Kissmetrics sitesinde büyük bir içerik yaratmanın ipuçlarını bulabilirsiniz.

İçeriğiniz harekete geçmeye çağırmalı

Sitenize içerik üretirken bu içerik içinde insanları harekete geçmeye çağıran net çağrılar olması önceliğiniz olmalıdır. Böylece içeriğiniz insanları belirlemiş olduğunuz hedeflerinize doğru yönlendirir. Mesela, sayfanızın bir yerinde otelinizin Kral Dairesinde konaklamanın güzelliklerini anlatmış olduğunuzu varsayalım.  Açılış sayfanızda bu güzellikleri denemeye davet eden bir içerik olmalıdır, ki insanlar bu konuda harekete geçmek istesinler.

Tembellik etmeyin: Orijinal içerik üretin

Sitenizi geliştirmenin en iyi yollarından bir tanesi kopyala-yapıştır içerikten kaçınmak ve orijinal metinler yüklemektir. Google kopyala-yapıştır içerik için sizi cezalandırır. Site içinde aynı içeriği tekrarlamaktan da kaçınmalısınız. Ziyaretçileriniz tekrarlanan içeriği okuduklarında sitenize olan ilgilerini kaybederler.

İçeriğin otel markanızı yansıtmasına ve işletmenin kişiliğini anlatmasına özen gösterin. Bu sayede ziyaretçileriniz ile daha güçlü bir iletişim kurabilirsiniz. Özgün içerik otelinizin kendisine özel yönlerini daha güçlü biçimde anlatmanızı sağlar. Yine, özgün içerik ile konuklarınız kendilerine neler sunduğunuzu kolayca anlayabilir.

5.    Satış için en güçlü noktalarınızı kullanın

Sizi farklı kılan nedir? Bir tüketici webde gezinirken mutlaka ilgilerini çekecek bir şeyler arar. Bulduğunda da süreç tamamlanır, bir marka bulur, ilgi duyar ve artık kolay kolay o markayı unutmaz.

Otelinize bakın. Özgün satış avantajlarınız nelerdir? Harika bir göl kenarında mısınız? Yakınınızda büyük bir AVM mi var? Restoranınızın yemekleri muhteşem mi? Otelinizin genel atmosferi nasıl? Eğlenceli? Doğal? Otelinizi benzerlerinden ayıran nedir, bunları bulun.

Bunları yaptıktan sonra ziyaretçilerinize neler verebileceğiniz ile ilgili açık bir resim sunun. Bu resimde verdikleriniz misafirinizin aradıkları ile örtüşüyor ise, satışa yöneltmeniz daha da kolaylaşır.

Örneğin Kuzey İrlanda’daki Galgorm Otelin anahtar sunumu Luxury Termal Köy havasıdır. Websitesi bu havayı daha ilk sayfada çok net olarak yansıtır.

6.    Ücret planlaması tanımlamaları

Kısa ve sevimli olsun
Ücret planlamaları sunduğunuz ürün ile ilgili bilgi vermeli ve öne çıkan özelliklerini anlatmalı. Bütün bir oteli satmıyorsunuz. Otelin tamamının satışı sitenin bütününü ilgilendiren bir fonksiyondur.

İşte size ücret planınızı yaparken işinize yarayabilecek anahtar formatlama tipleri

·         Tutarlılık: Bir stil seçin ve bunu sonuna kadar muhafaza edin. Bütün planlamalarda fontları ve metin ölçülerini sabit tutun.
·         Ton: Ücret planlamalarındaki bütün açıklamalarda metin tonunu aynı tutun. Site metinlerinde farklı tonlara ( eğlenceli, resmi vb) kayarsanız insanların kafası karışır.
·         Olumlu ifade tarzı: Bütün ifadeleriniz olumlu yönde olmalı. Örneğin, ‘ Erken Rezervasyon: Kredi Kartınızı Kullanmalısınız’ yerine ‘Erkenci Kuşlara İndirim’ diyebilirsiniz.
·         Uzunluk: Uzun paragraflardan kaçının. Online metinleri okurken göz pınarlarımız kurur. Bu nedenle insanların hemen anlayacağı kısa ve etkili cümleler kullanın.
·         Herşey planınızla ilgili olsun: Tekrar ediyorum, bütün bir oteli burada satmıyorsunuz. Sadece her bir ücret planına kısa bir açıklama cümlesi ekleyin. Özel teklifinizin cazip yönünü vurgulayın. Otelinizin tamamının rekabet avantajlarını sıralamaktan kaçının.

7.    İşletmeniz için ‘upsell’

‘Upselling’ işletmeniz için ekstra gelir kaynakları yaratabilmeniz için mükemmel bir fırsattır.
Potansiyel ‘upsell’ fırsatları şunlar olabilir;

Müşterilerinizi exclusive ya da luxury odalara ya da süitlere yönlendirmek

Odaların standartında olmayan ilave hizmet ve servisleri sunmak. Bunlar arasında ayrı bir lounge, yemek odası, eğlence sistemleri, ipod, kişiye özel müzik, özel imzalı yatak takımları ve havlular olabilir.

Bazı odalarınızın manzarası diğerlerine göre daha etkileyici ve seyri hoş olabilir. Kimi odalarınızın hem göl, dağ, deniz, hem de kara manzarası olabilir. Bu farkları bir ayrıcalık olarak değerlendirin ve satın.

Üst kategoride odanızı satabilmek için önemli olan şudur; bütün odalarınızın ücret planlaması çok iyi yapılmalıdır. Bu sayede misafiriniz kendisine sunulan bu fırsatı önemsesin ve yükseltme için ikna olsun. Oteliniz için en uygun ücret uygulamalarının ne olabileceğini belirlemek için testler yapabilirsiniz.

Otelinizin misafire oda ve kahvaltı dışında sunabileceği neler olduğunu belirleyin. Bunlar özel bir alakart yemeği, spa terapisi ya da bir tur olabilir.

8.    İmaj kullanımı
       
“ Bir resim binlerce söze bedeldir” diye bir söz vardır ve bu otel websiteleri için çok geçerli bir doğrudur. Otelinizin duygusal bir fotoğrafını yaratmak ve bu fotoğraf içinde misafirlere sunabileceklerinizi anlatmak insanların hemen dikkatini çekecektir. İşte size kalıcı bir iletişimin ilk adımı olacak bir öneri.

İnsanlara hikayenizi anlatın
Otelinizin çekirdek değeri nedir? İşletmenizi başarılı bir şekilde yönetmenizin sırrı nerede? Çalışanlarınız mı? Yemekleriniz mi? Ürününüz mü? Diyelim ki kendi ekmeğinizi ya da biranızı üretiyorsunuz… Bunun için bir imaj yaratın. İnsanlar bu imaja takılacak ve bu noktadan hareket ederek işletmenizi merak edecektir.

Her bir imajı dikkatle seçin. Her bir sayfada 4 imajdan fazla olmamasına özen gösterin. Tasarlayacağınız imajlarla bir deneyimi satacağınızı unutmayın. Bunu yaparsanız, insanlara otelinizde böyle bir deneyimi hayal etme fırsatı sunarsınız.

9.    İnsanın Gücü- Onların söylediklerini değerlendirin

İnsanları marka elçiniz olmaya yöneltin. Üstünlüğünüz için, insanların söylediklerini bir sosyal kanıt olarak kullanın. Onların sizin hakkınızda söyledikleri online dünyada ya da kulaktan kulağa uzun bir yolculuğa çıkacaktır.

İnsanları her türlü online mecrada hakkınızda yorum yapmaya teşvik edin. Olumlu ya da olumsuz, fark etmez. Her ikisi de sizin için etkili bir tanıtım fırsatı yaratır. Olumsuz yorumlara vereceğiniz saygılı cevaplar okuyanların nezdinde itibarınızı yükseltir.

TrustYou tarafından yayınlanan en son analizde, tatilcilerin yüzde 95’inin oteliniz hakkında okudukları yorumları dikkate alarak karar verdikleri belirtiliyor.

İnsanları yorum yazmaya teşvik etmek için 4 öneri:

Bütün geribildirimlere ve yorumlara cevap verin
Yorumları işinizdeki aksaklıkları gidermek ve kaliteyi yükseltmek için kullanın
Olumlu ve özgün müşteri yorumlarını sitenizde yayınlayın ve satış avantajı sağlayın
Yorum yapan konuklarınız ile kalıcı email iletişimi kurun

İçerik planlamanız için aksiyon önerileri
Mevcut içeriğinizi sürekli olarak takip edin ve değerlendirin
Daha etkili bir içerik için rakiplerinizi ve Dünyayı analiz edin.
En özgün satış avantajlarınızı kullanın
Otelinizin kişiliğini ön plana çıkartın
Müşterilerinizi dinleyin


Rachel McCoy’dan tercüme eden: Adil Gürkan

24 Ocak 2016 Pazar

Blog, otelinizin satışları için çok önemlidir III

Başkaları hakkında yazın

Bu okuyacağınız öneriye şaşıracağınızı biliyorum. Hatta, bazı 19 yy otelcileri kızacaklar da… Belki de basacaklar kalayı… Rahmetli Ninem sağ olsaydı ve bu işlerden anlasaydı, ağzından çıkan ilk cümle şu olurdu; “ Ha Bismillaaaahhh… El deliye, biz akıllıya hasret kaldık…”

Neyse…

Potansiyel misafirlerinizin blog postlarınızı okumalarını sağlamak için kolay yollardan bir tanesi de, rakip oteller hakkında yazmaktır. Bunun anlamsız olduğunu düşünebilirsiniz. İnanın kendinize özel şöhreti oluşturabilmeniz ve müşterilerinizi çekebilmeniz için büyük bir araç olacaktır.

Bu önerim iyice saçma gelecektir. Ama rakipleriniz hakkında güzel bilgiler paylaşın. Aktiviteleri hakkında yazın.  Yaptıkları güzel şeyleri duyurun. Daha sonra da hakkında güzel şeyler yazdığınız otelin pr ve marketing ekibini arayın. Blogunuzda yazdıklarınız hakkında bilgi verin.

Eğer yazdıklarınızdan memnun olurlarsa, blog postunuzu sosyal medyada takipçileri ile paylaşacaklardır. Dahası, email gruplarına da ileteceklerdir. Düşünün ki, hakkında yazdığınız otelin sosyal medya takipçileri ve email grupları tatilcilerden oluşmaktadır. Emin olun bir bölümü bu paylaşımları gördükten sonra blog postunuzu okuyacaktır. İşte size bir tanıtım ve pr fırsatı.  Muhtemeldir, rakip otel de bir jest olarak sizden bahsedecektir.

Blog postunuz gelecekte size daha fazla sosyal medya paylaşımı ve backlink sağlayabilmeniz için katkı sağlar. Şunu vurgulamak isterim, bu yöntem sağlam bir takipçi kitle yaratmak için ana stratejiniz olmamalı. Ama bu yöntemi de aklınızda tutun. Bu önerime güleceğinizi biliyorum. Ama benden önermesi…

İnsanları ‘harekete geçmeye’ çağırın

Blogunuzu okuyanları otellerinizin konuklarına dönüştürmek için en kolay yol postunuzda ‘harekete geç’ çağrıları yapmaktır.  Harekete geç çağrıları insanları sizin email listenize kaydolmaya çağırmak olabileceği gibi, onları websitenize de yönlendirebilirsiniz. Bu şekilde rezervasyon yapmalarını sağlamış olursunuz.

Genellikle insanların newsletter listenize kaydolmaları en iyisidir. Bunu sağladığınızda insanların otelinizin düzenli misafiri olma olasılığı artar. Onları listenize yapacağınız newsletter gönderimleri ile yerel aktivitelere, eğlenceye, size katılmaya çağırabilirsiniz.

Blog yazarları çoğu zaman harekete geçme çağrısını blog postunun en sonuna yerleştirirler. Oysa call to action mesajlarınızı en sonda değil, postunuzun tamamında kullanmalısınız.  İlk mesajınızı hemen ilk paragrafta yerleştirin. Ortalara da bir mesaj kullanın. Nihayetinde sonlara doğru birkaç mesaj daha yerleştirmeniz yerinde olur.  Harekete geç çağrılarınız insanlara onları imrendirecek ödüller sunmalıdır.

Başarılı blog postlarında göreceğiniz en önemli hamle harekete geçme çağrısıdır. Bu çağrı önemli bir bilginin paylaşıldığı bir pdf dosyasının indirilmesi olabilir. Bu çağrı, otelleriniz için bir indirim kampanyası, özel bir eğlenceyi anlatan bir landing page ya da basitçe bir ‘Şimdi satın al’ düğmesi olabilir.

Call to action hamlesi okurlarınızı potansiyel konuklara dönüştürmek için etkili bir yoldur. Call to action hamleniz ne kadar güçlü ise o kadar çok sayıda okuru otel misafirine dönüştürme şansı elde edersiniz.

Merak uyandıran bir başlık ile çıkın

Yazmaya odaklanmak ve başıboş karalamalar ile oyalanmamak için metni yazmadan önce etkili bir başlık bulun. Çarpıcı bir başlık bulduktan sonra yazacağınız her cümlenin hedefe yönelik hamleler olacağından emin olabilirsiniz. İşte size harika başlıklar yaratabilmeniz için kapsamlı bir rehber. Merak uyandıracak bir başlık için şunlara dikkat edin;

Başlık, temel anahtar sözcüğünüzü içermelidir

Her blog postunun başlığının içermesi gereken ilk kelime bir temel anahtar sözcüktür. Bu anahtar sözcük kısa ve popüler bir kelime de olabilir, bir kelime grubu da. Eğer çok aranan bu anahtar sözcükle ilgili aramalarda üstte çıkmak isterseniz, başlığınıza mutlaka eklemek durumundasınız.

Başlığın gerisi bu anahtar sözcük çerçevesinde oluşturulabilir. Başlığı çok uzun tutmamalısınız.  Birçok arama motoru ilk 60 kelimeyi gösterir ve orada keser.

b.    Bir sayı ile başlayın

Eğer bir liste içeren blog postu yazdıysanız, doğal olarak başlığınızın altında bir çok alt başlık yer alacaktır. Kaç tane alt başlık varsa o sayısı bir şekilde başlıkta kullanın.

Örneğin, Otel Satışlarının Arttırmanın 20 Yolu, Başarılı bir Sosyal Medya Stratejisi için 5 Öneri… Başlıkta sayı içeren blog postları daha çok paylaşılır.

Bu konuda ilginç bir tespit var. Başlığında özellikle 10 sayısını içeren blog postu daha çok sosyal medya ilgisi çekiyor. Tuhaf gelebilir, ama 23, 16 ve 24 sayılarını içeren başlıklar da sosyal medyada çok paylaşılıyor.

c.    Olumsuz nitelemeler kullanın

Olumsuz nitelemeler içeren başlıklar olumlu nitelemeler içerenlere göre yüzde 69 daha fazla hit alıyor. Hiçbir niteleme olmayanlara göre ise yüzde 50 daha fazla ilgi çekiyor.

Bir olumsuz niteleme örneği şu olabilir: ‘ İnsanların Seyahat Ederken Yaptıkları 8 Yanlış’  ya da ‘ Her Zaman Yanlış Oteli Seçmenizin 7 Nedeni’. Bu tarz başlıklar neden başarılı olur? Olumsuz nitelemeler içeren başlıklar olumlu nitelemeler içerenlere göre daha üstün performans gösterir. İnsanlar bu tür başlıkları okuduklarında, yapmakta oldukları hataları hemen görebilmek için meraklanırlar. Hemen bu tür başlıklara tıklarlar. Bu nedenle, eğer çok özel bir konu yoksa, konu başlıklarınızda mutlaka olumsuz nitelemeler kullanın.

Fitzwilliam Otel’in bloğunda yer alan ‘ Ekim Ayında Dublin’de Yapabileceğiniz 23 Sıradışı Aktivite’ postunun başlığı bu alanda güzel bir örnektir. Başlık sadece ‘ Dublin’de Ekim Ayında Neler Yapabilirsiniz’ olarak kalsaydı, okuduğunuzda muhtemelen bunları zaten bildiğinizi düşünür ve devam etmeyebilirdiniz. Başlıkta ‘ Sıradışı ‘ kavramını okumak kafanızda hemen merak uyandırır. Zira daha önceki gezilerinizde bir şeyler kaçırmış olabileceğinizi düşünürsünüz. Bu başlığın uyandırdığı etkiyi içerik pazarlamasının FOMO’su ( bir şeyleri kaçırmış olma korkusu) olarak kabul edebilirsiniz.

d.    Başlık için Headline Analyzer kullanın

Başlığınızın paylaşılma potansiyeli olup olmadığını Headline Analyzer kullanarak kontrol edebilirsiniz. Bu araç başlığınızı analiz eder ve size bir skor sunar. Skor ne kadar yüksek çıkarsa başlığınız o kadar çok sayıda paylaşılmaya adaydır. En ideal başlığı bulana kadar birkaç analiz yapmanız önerilir. Bu önerimizden korkmanıza gerek yok. Sadece deneyin yeter. En azından başlığın ne kadar popüler olduğunu bilirsiniz.

e.    Testler yaparak tepkileri ölçümleyin

Bir başlık hazırlayıp ısrarla bunu daha da iyileştirmek için çalışmaktan ziyade, birkaç değişik örneğini hazırlayın. Bazı çok ünlü blog yazarları konu başlığı için 15 örnek hazırlayıp daha sonra bunların içinden en etkilisini seçmeyi tercih ederler.  Buna benzer bir yöntem deneyebilirsiniz. Hazırladığınız başlık örneklerinden birkaç tanesini yerleştirip gelecek tepkilere göre en güçlü olan başlığı hazırlamak için bir geri bildirim elde etmiş olursunuz.


Bu önerilerimi dikkat alın ve uzun blog postları yazın. Çok sayıda görsel eklemeyi ihmal etmeyin. Rakip oteller için negatif yorumda bulunmayın. Olumlu yönlerine atıfta bulunun. Güzel başlıklar yaratın ve uygulayın. İnsanları okumaya ve paylaşmaya teşvik edin. Özellikle de ‘harekete geç’ çağrılarını unutmayın. Çok okunan bir blog otelinizin satışlarına da, tanıtımına da büyük yarar sağlar.

23 Ocak 2016 Cumartesi

Ben, brokoli, pazı, yeşil soğan ve karabuğday bir gün..

Bir gün bu saydığım sağlık dostu yiyeceklerle buluştuk. Onlar mutlu… Ben mutlu…

Söyleştik…

Bana, hırsız kebabı için sitem ettiler. Et yemeyi ne zaman bırakacağımı ve en azından bir vejeteryan olacağımı sordular.  Alındıklarını beyan ettiler..

Şimdi siz bu girişe çok şaşırdınız… “ Bu ne” der gibi okuyorsunuz..

Baştan anlaşalım…

Ben yiyeceklerin dilinden anlarım… Onlar da benim ağız tadımı bilirler..

Ağzımın tadı söz konusu ise, kural, pişirme yöntemi, gelenek tanımam.

Siz de öyle yapın.

Pişirmenin bir kutsal kitabı yoktur

Paşa gönlünüz hangi yiyeceği nasıl pişirmek isterse öyle pişirin. Ağzınız ve diliniz hangi yiyecekler, baharatlar bir araya geldiğinde bayram ediyorsa, onları tercih edin.

Geçmişten beslenen ustalığa, tarihten süzülüp gelen lezzetlere saygı duyun. Ama sadece bunun için de birilerini mutfağın ilahı olarak görmeyin.

Aslolan sizin damak tadınızdır. Sizin bedeninizin doğru beslenmesidir.

Soslara eyvallah..

Baharatlara da kabul..

Sofraların sultanı olan bazı yemeklerin artık anayasa hükmü olmuş tarifleri de tamam..

Ama bir de mutfakta özgürlük ve sanatkarlık diye bir meselemiz var.

Ağız, dil, mide sizin..

Benim rehberim yiyeceklerdir..

Bu mutfakta özgürlük ve sanat denildiğinde, geleneklere ve kurallara değil, yiyeceklerin bizatihi kendilerine danışırım. Onlardan esinlenirim.

Malum, artık kendime ‘Yiyeceklerle Konuşan Adam’ dedim…

Bu gün sizi brokoli, pazı, yeşil soğan ve karabuğdayın ortak macerası ile tanıştırayım. Bunu yaparken biraz da bu üç yeşil güzelin geçmişi hakkında bilgi vereyim.

Brokoli adeta bir sedir ağacı gibidir.

Masaya dik olarak koyduğunuzda ve biraz uzaktan baktığınızda azıcık sedir ağacına benzeyen brokoli adını Latince, kol anlamına gelen brachium sözcüğünden alır.

Tıpkı insanoğlunda ve dahi kimi hayvan topluluklarında olduğu gibi soy sop kümelenmesinde Lahanagiller sülalesine aittir. Karadenizin Batısında ve daha ziyade içerilerde yaşayan köy ve kasaba ahalisi bunu ‘ilahna’ diye telaffuz eder.

“Romalı yazarlardan doğa tarihçisi Büyük Plinius'un metinlerinde ve Apicius'un yemek kitabında lahana benzeri bir sebze olarak tarif edilen bitkinin kesin hükme varılamasa da brokoli olduğu tahmin edilmektedir”

Pazı adeta bir ağır ağabeydir

Pazı yeşillikler camiasının ağır abilerindendir. Sağlamdır. Sözü dinlenir ve saygı duyulur.

Camianın Ispanakgiller sülalesine aittir. Hatta Pazı Ağabeyi iyice tanımayanlar yabancı ıspanak, yabanpancarı gibi uymayan isimler takmışlardır.

Rivayete göre, Amerikan sinema endüstrisi, vakti zamanında, et üretimi yeterli olmadığından, insanları ıspanak yemeğe teşvik etmek için bolca film ve çizgi romanlar hazırlamış ve piyasaya çıkarmıştır.

Uyuz ve çelimsiz bir denizci emeklisi olan Temel Reis, bir konserve ıspanağı ağzından midesine boca ettiği anda bir terminatöre dönüşür. Bir orduyu dağıtacak güç ve çevikliğe kavuşur. Aslında pazı da en azından bir kısa filmi hak eder.

Bu pazı, erbabının tavasında, yağ ve kuru soğan ile dans etmeye başladığında, ne seyrine ne de tadına doyum olmayan bir sanat eseri ortaya çıkar.

Yeşil Soğan Hanımefendi

Yeşil soğan hanımefendi de yeşillikler dünyasında saygın bir sülaleye sahiptir.

Zambakgillerden, salata ve yemeklere tat vermek için kök yumrusu ve yeşil yaprakları kullanılan, acımsı, keskin kokulu sebzedir.

Hadi soğan demişken işin bambaşka bir boyutuna da dalalım;

Rüyada soğan nasıl yorumlanmalı?

Demedi demeyin… Bakın görürseniz nelere alametmiş;

Rüyada yeşil soğan görmek, çok çalışmaya, zorluk çekmeye, alın teri dökmeye, hayatın ağırlığını yük edinmeye ve bu şekilde geçimini sağlamaya işaret eder.

Rüya sahibinin çetin bir hayat geçireceği, sahip olduklarını da zarla zorla ve bin bir güçlükle elde edeceği anlamına gelir. Rahat yaşama ancak onun bedelini fazlasıyla ödeyerek kavuşmaya rivayet edilir.

Rüyada Yeşil Soğan Tarlası Görmek

Rüyada yeşil soğan tarlası görmek, uğursuzluktur.

Rüya sahibinin sevdikleri ile arasının açılacağı, birbirlerine karşı seslerin yükseleceği ve yumrukların kalkacağı anlamına gelir. İlişkileri noktalamaya, dostlarla düşman olmaya ve insanlarla iyi geçimin bozulmasına tabir edilir.

Aman boş verin, alt tarafı rüya işte..

Peki kardeşim, hepsini geçelim, bu üç farklı karakter, bu üç değişik yiyecek bana seslenip de bir araya gelmek istediklerini söylerse…

Şimdi soru şu..

Bu üç farklı karakter, bu üç havalı güzel bir araya gelirse, bana “ Biz birlikte pişmek istiyoruz” derlerse, ne olur, nice olur?

Bu ortak maceraya o üç asil yiyecek birlikte dalarsa… Aralarına zeytinyağını ve karabuğdayı da dahil ederlerse, birlikte bir yemeğe dönüşürlerse?

Nasıl bir lezzet safarisi ortaya çıkar? Bu üç güzel, bu muhteşem lezzet safarisinden nasıl çıkar? Bu bambaşka lezzet, dilinize, damağınıza nasıl bir dokunuşla cin çarpmışa döndürür?

Hadi sizi fazla bekletmeyeyim

Küçük boy bir brokoli

Yarım kilo pazı

5-6 dal Yeşil soğan

3-4 diş sarımsak

2 kaşık salça

400-500 gram Karabuğday

Karabiber ( 2 çorba kaşığı )

3 çorba kaşığı nar ekşisi

1 kaşık kuru nane

Birkaç dal taze kişniş

Şu adımları atalım ve ardından tadımlara hazırlanalım

Brokoliyi çok hafif haşlayalım. Sonra ince kıyım doğrayalım.

Pazının dallarını keselim. Kaynar suya batırıp 1 dakika kadar bekletelim. Kısa bir süre haşlanan yaprakları besin değerlerini kaybetmemesi için; soğuk ya da buzlu su dolu derin bir kaba alıp şoklayalım. Sarma olacak kıvama getirelim.

Yeşil soğanın kafalarını salata için ayıralım, sadece dallarını alalım, çok ince kıyım, pirinç tanesine yakın ölçüde doğrayalım. İçine yine çok ince doğrayarak kişnişi katalım.

Karabuğdayı sıcak suda 2 dakika kadar bekletin. Biraz yumuşasın.

Brokoliyi, yeşil soğanı, kişnişi, kuru naneyi, karabiberi, nar ekşisini, bir kaba alıp hafifçe yoğuralım ve iyice karışmasını sağlayalım.

İşte zeytinyağı ve sarımsak mucizesi devrede

Tencerede zeytinyağını kızdıralım. İçine sarımsakları atıp biraz kavuralım. Salçasını ekleyelim. Biraz daha kavuralım.

Yeşilliklerden hazırladığımız karışımı tencereye ekleyelim. Yarım çay bardağı su koyalım. 5 dakika sonra ateşten indirelim.

Karabuğday ile bu karşımı birleştirelim. Hafif soğumaya bırakalım.  İşte vegan tarzı pazı dolmamızın harcı hazır. Lezzet bombardımanına hazırlanın.

Hazırlamış olduğumuz pazı yapraklarını temiz bir tepsinin üstüne açalım. Yaprakların orta kısımlarına harçtan bir yemek kaşığı kadar alıp yayalım. Kenar kısımlarını içe doğru katlayıp çok sıkı olmayacak şekilde saralım. İç harç bitene kadar tüm yapraklara uygulayalım.

Dolma tenceresinin dibi tutmasın, fena kızarım

Tencerenin dibine 1 çay bardağı su dolduralım. Üstüne hafif sert birkaç lahana yaprağı ve pazının saplarını koyalım ki dolmalarımız dağılmasın.

Hazırladığımız pazı dolmalarını dik olacak şekilde tencereye yerleştirelim.

Şimdi bu sanat eserini pişirecek sos lazım.

Biber salçası, tuz, limon suyu, zeytinyağı, isot ve su ile bir pişirme sosu hazırlayalım.

Tencereye yerleştirdiğimiz pazı dolmalarının üstüne yedirerek dökelim.

Aman buraya dikkat!

Kısık ateşte ve kontrol ederek 25-30 dakika kadar pişirelim.

Ateşi kapatalım.

Biraz dinlensin. Lezzete kavuşma maratonu yormuştur.

Nefeslensin.

15 dakika yeter. Sonra yumulun.

Bakın sonra evde bu dolmalar yüzünden kavga çıkarsa karışmam, ona göre.